24 Kasım 2014 Pazartesi

adölesan

Lat: adolescere
İng: adolescence
Tanım: Pubertenin başlangıcından erişkinliğe kadar süren fiziksel ve psikolojik gelişme dönemi, delikanlılık. Puberte genelde kızlarda 10-11, erkeklerde ise 11-12 yaşlarda başlar. Fiziksel ve psikolojik gelişimin tamamlanması ise yirmili yaşları bulabilir. Üreme organlarındaki değişimler, büyüme atağı, bilişsel olgunlaşma bu döneme ait özelliklerdir.
Albert Einstein, 14 yaşında.
Örnekler: 
Adölesan idiyopatik skolyozu: Geç çocukluk ve adölesan dönemde ortaya çıkan, nedeni bilinmeyen, omurganın yana olan anormal eğriliği.
Ayrıca bakınız: jüvenil

ağrı

İng: pain
Tanım: Yaralanma, hastalık ya da duygusal bozuklular nedeniyle vücudun herhangi bir yerinde duyulan hoş olmayan his. Vucuttaki bir hasarla ilişkili ya da ilişkisiz olabilir.
Örnekler:
Akut ağrı: 30 günden kısa süren ağrı hissi. Genelde aktif yaralanma, doku hasarıyla ilişkilidir.
Fantom ağrısı: Ampute edilmiş ekstremitede duyulan ağrı.
Kronik ağrı: 3-6 aydan daha fazla süren ağrı hissi. İyileşme için beklenen dönemden daha uzun süren ağrı olarak tanımlayanlar da vardır. Nosiseptif (ağrı reseptörlerinin aktivasyonu ile ilgili) ve nöropatik (sinir sisteminin disfonksiyonu ile ilgili) olarak ikiye ayrılabilir.
Nöropatik ağrı: Somatosensöriyel sistemi etkileyen hastalık veya yaralanmalarla ilişkilidir. Anormal duyular (dizestezi) ve normalde ağrı oluşturmaması gereken duyuların ağrıya yol açması (allodini) ile karakterizedir. Devamlı ya da epizodik olabilir. Uyuşma, iğne batması, karıncalanma, yanma, donma, elektrik çarpması gibi değişik şekillerde hissedilebilir.
Psikojenik ağrı: Mental, duygusal ya da davranışsal faktörlerle ilişkili ağrı türü. Ağrının olası tüm organik nedenleri dışlandıktan sonra bu tanı konulur. Somatoform ağrı da denilir.
Subakut ağrı: Çok sık kullanılan bir tabir olmamakla beraber kabaca 1-6 ay kadar süren ağrıları tanımlar.
Ayrıca bakınız: algoloji
Dış bağlantı: Ağrı ve ağrı mekanizmalarına güncel bakış

antagonist

Yun: anti- (karşı) + Lat: agonista (yarışmacı, mücadele eden)
İng: antagonist
Tanım: Kasılması ile bir hareketin oluşmasını engelleyen kas. Agonist, antagonist kasın kasılmasına direnç gösterir. Genelde bir hareket için agonist ve antagonist kaslar bulunur (antagonistik çiftler). Biri kasılırken diğeri gevşer. Bu kas çiftleri eklemin zıt taraflarında yer alır. Fleksiyon/ ekstansiyon, abduksiyon / adduksiyon gibi zıt hareketleri yaptırırlar.
Örnekler: Patella refleksinde kuadriseps kasılırken antagonisti hamstringler inhibe olur ve diz ekstansiyona gelir.
Zıt anlamlısı: agonist.

agonist

Lat: agonista (yarışmacı, mücadele eden)
İng: agonist
Tanım: Kasılması ile belli bir hareketin oluşmasını sağlayan kas. Agonist, antagonist kasın kasılmasına direnç gösterir. Genelde bir hareket için agonist ve antagonist kaslar bulunur (antagonistik çiftler). Biri kasılırken diğeri gevşer. Bu kas çiftleri eklemin zıt taraflarında yer alır. Fleksiyon/ ekstansiyon, abduksiyon / adduksiyon gibi zıt hareketleri yaptırırlar.
Dirsek fleksiyon ve ekstansiyonunda biseps ve triseps kasları antagonistik çift olarak çalışır.
Örnekler: Şınav esnasında gövdeyi yukarı kaldırırken dirsek ekstansiyonu için agonist kas triseps brakidir.
Zıt anlamlısı: antagonist.

akkiz

İng: acquired (edinilen, sonradan kazanılan)
Tanım: Doğuşta olmayan, sonradan kazanılan, edinsel. Günümüzde pek kullanılan bir kelime değildir, edinsel / edinilmiş tercih edilir.
Örnekler: Akkiz (kazanılmış, adaptif) bağışıklık sistemi.
Zıt anlamlısı: Doğuştan, konjenital

ailesel

İng: familial
Tanım: Aile ile ilişkili, bir ailenin farklı üyelerinde görülen veya görülme ihtimali olan durum, familyel. Herediter ile eş anlamlı kullanılabilir. Herediter ifadesi genetik geçişe daha çok vurgu yapmaktadır. Pek çok hastalık hem genetik hem de çevresel faktörlerin etkisiyle ortaya çıkar. Herediter bir durum ailesel geçiş göstermeyebilir (örneğin çocuk yaşta ölüme neden olan ya da kısırlığa yol açan bir hastalık).
Örnekler:
Ailesel adenomatöz polipozis koli (AAPC): Genetik geçiş gösteren, kalın bağırsakta yüzlerce polip oluşumu ile karakterize ve özellikle kırk yaşından sonra kolon kanseri riski oluşturan durum.
Ailesel Akdeniz ateşi: Herediter inflamatuar bir bozukluktur. Genelde 18 yaşından önce başlayan, 2-4 saat içinde ortaya çıkıp ve 6 saatten birkaç güne kadar uzayabilen ataklarla karakterizedir. Ataklarda karın ağrısı, ateş, eklem ağrıları, plörit, miyalji gibi bulgular görülür.
Ayrıca bakınız: herediter

ajan

Lat: agere (yapmak)
İng: agent
Tanım:  Bir etkiye neden olan ya da değişim yaratan madde ya da kuvvet.
Örnekler:
Fiziksel ajan: Hastalara uygulanan çeşitli formlardaki enerji ve gereçler. Sıcak, soğuk, elektrik akımları, ses dalgaları, traksiyon...
Kimyasal ajan: Belli bir etkiye yol açan molekül, kimyasal ürün, ilaç.