13 Mayıs 2012 Pazar

Fiziksel Ajanların Etkileri

Fiziksel ajanlar, esas olarak doku inflamasyonu ve iyileşmesi modifikasyonunda, ağrının azaltılmasında, kollajen elastikiyetini değiştirmede, kas tonusu modifikasyonunda kullanılır.
İnflamasyon ve iyileşme
Doku travma ya da hastalık nedeniyle hasarlandığında, bu duruma genelde benzer ve öngörülebilir belirli bir düzende cevap verir. Hasar sonrası iyileşmenin ilk fazı inflamasyondur. Bunu proliferatif faz takip eder, ardından maturasyon fazı gelir. İnflamasyon ve doku iyileşmesinin modifikasyonu hastanın daha hızlı düzelmesini, rehabilitasyona daha aktif katılımı ve tedavi hedeflerine daha erken ulaşmayı sağlayabilir. Hızlı doku iyileşmesi uzamış inflamasyon, ağrı ve kullanmamaya bağlı yan etkileri de azaltır.

Termal ajanlar genel olarak dolaşım ve kimyasal reaksiyonların hızına etki ederek inflamasyonu modifiye eder. Mekanik ajanlar hareketi kontrol eder ve sıvı akışını değiştirir. Elektromanyetik ajanlar hücre fonksiyonunu, özellikle membran geçirgenliğini ve transportu değiştirir. Uygun şekilde seçilip uygulandıklarında fiziksel ajanlar doku iyileşme fazlarının tamamlanmasını hızlandırabilirler. Aynı zamanda gecikmiş ya da eksik iyileşmenin olası yan etkilerini en aza indirirler. Ancak doğru şekilde seçilip uygulanmazlarsa fiziksel ajanlar inflamasyonu uzatıp eşlik eden semptomları arttırabilir, iyileşmeyi geciktirebilir ve kötü sonuçlara da yol açabilirler.
İyileşmenin ilk evresi olan inflamasyon fazı 1 ila 6 gün sürer. Bu sırada kanamanın durdurulması, yıkımın uzaklaştırılması için gerekli hücreler travmatize alana gelirler. Bu faz ısı artışı, şişlik, ağrı, kızarıklık ve fonksiyon kaybı ile karakterizedir. Bu faz ne kadar çabuk sonuçlanırsa iyileşme o kadar erken başlar; eklem hasarı, aşırı ağrı, şişlik, güçsüzlük, immobilizasyon ve fonksiyon kaybı olasılığı azalır. Fiziksel ajanlar inflamasyon fazında dolaşımı, ağrıyı, enzim aktivitesini azaltarak, hareketi kontrol altına alarak iyileşmenin proliferasyon fazına geçişe yardım ederler.
İnflamasyonun ilk 3 gününde başlayıp ortalama 20 günde sona eren proliferatif fazda, kollajen hasarlı alanda birikir, travmada zarar görmüş dokunun yerini alır. Gerekirse miyofibroblastlar yaranın uç uca gelmesi için kontrakte olurlar. Epitelyal hücreler yara yüzeyine göç ederler. Fiziksel ajanlar bu fazda dolaşımı, enzim aktivitesini hızlandırarak kollajen birikimini kolaylaştırır ve yeniden şekillenme (remodelling) fazına geçişi hızlandırır.
Başlangıç hasarından ortalama 9 gün sonra başlayan ve 2 yıl kadar sürebilen maturasyon fazında kollajenin hem birikimi hem de yıkımı olur. Yeni doku, orijinal dokuya olabildiğince benzemek ve fonksiyonlarını yerine getirebilmek için yeniden şekillenir. Bu faz boyunca yeni dokunun hem şekli hem yapısı değişir. Sıklıkla proliferatif fazdaki boyutundan daha küçük, organize ve daha sağlam bir forma girer. Fiziksel ajanlar bu fazda kollajen dengesine etki ederek yardımcı olabilirler.
Ağrı kontrolü
Ağrı gerçek ya da potansiyel doku hasarı ile ilişkili olarak hoş olmayan duyu ya da his şeklinde tecrübe edilir. Ağrı genelde kişiyi, doku hasarına neden olacak aktiviteleri yapmaktan alıkoyarak korur. Ancak normal aktiviteleri de etkileyebilir, bu da fonksiyonel kısıtlılığa ve sakatlığa yol açar. Örneğin ağrı uyumayı, çalışmayı, egzersizi etkileyebilir. Ağrının azaltılması kişinin normal aktivitelerine dönmesini kolaylaştırır, rehabilitasyon programına başlamayı hızlandırır. Böylece kullanmamaya bağlı yan etkileri sınırlar.
Ağrı eklem inflamasyonu, sinir basısı gibi düzelme sürecindeki bir patolojiye ya da malignensi gibi tam olarak düzelmesi beklenmeyen bir patolojiye bağlı olabilir. Her iki durumda da ağrının azaltılması fonksiyonel kısıtlılıkları azaltabilir ve hasta yararına olabilir. Ağrıyı rahatlatan fiziksel ajanlar ağrı devam ettikçe uygulanabilir ve ağrı kesildiğinde durdurulur.
Fiziksel ajanlar ağrıyı, ağrı iletimini modifiye ederek ya da ağrıya neden olan durumu değiştirerek kontrol edebilirler. Ağrı iletimini spinal kord düzeyinde, sinir iletim oranını değiştirerek, santral ya da periferal nörotransmitter salımına etki ederek düzenleyebilirler. Ağrıya neden olan durumu, doku inflamasyon ve iyileşmesini modifiye ederek, kollajen elastikiyetini ya da kas tonusunu değiştirerek düzenleyebilirler.
Kollajen esnekliği
Kollajen deri, tendon, kıkırdak ve bağ dokunun esas destekleyici proteinidir. Kollajen içeren dokular, hareket alanları sınırlandığında ya da bükülü durumda immobilize olduklarında kısalabilirler. İmmobilizasyon, güçten düşmenin, periferal ya da santral nöral hasarın, dışarıdan cihaz uygulamasının (alçı, ortez, eksternal fiksatör) sonucu olabilir. Hareket, iç yapı bozukluğu, ağrı, güçsüzlük, postür bozukluğu, eksternal cihaz nedeniyle kısıtlanmış olabilir. Yumuşak dokuda kısalma eklem hareketlerinin kısıtlanmasına, kas, tendon ve eklem kapsülünün kısalmasına yol açabilir.
Kısalmış dokuyu normal fonksiyonel uzunluğuna getirebilmek, diğer yapılara zarar vermeden tam eklem hareket açıklığını sağlayabilmek için kollajen gerilmelidir. Kollajen, esnekliği en fazla olduğunda güvenli ve etkili şekilde gerilebilir. Kollajenin esnekliği sıcaklığa bağımlı olduğundan, germe öncesinde termal ajanlar sıklıkla kullanılır.
Kas tonusu
Kas tonusu, kasta kasılma için zemini oluşturan altta yatan gerilimdir. Kas tonusu nöral ve biyomekanik faktörlerden etkilenir, çeşitli patolojilerden, ağrı ve pozisyondan etkilenir. Anormal kas tonusu çoğunlukla sinir patolojisinin doğrudan sonucudur. Bazen de ağrıya ve diğer doku hasarlarına ikincil ortaya çıkabilir.
Santral sinir sistemi hasarı kafa travması ya da inme sonucu gelişebilir ve etkilenen bölgelerde azalmış ya da artmış iskelet kası tonusuna yol açabilir. Periferik sinir hasarı, sinir sıkışması, gerilmesi, kesilmesine bağlı olabilir ve etkilenen alanlarda kas tonusunu azaltabilir. Örnek olarak inme geçiren kişinin vücudunun bir yarısında üst ekstremitede artmış fleksör tonus ve alt ekstremitede artmış ekstansör tonus gelişebilir. Radial olukta radial sinir sıkışması olan bir kişide ise el bileği ve parmak ekstansörlerinde tonus azalabilir.
Ağrı kas tonusunda artışa ya da azalmaya neden olabilir. Ağrılı bölgenin etrafındaki kasların tonusu hareketi kısıtlayıp bölgeyi korumak için artabilir ya da inhibisyona bağlı olarak azalabilir. Koruyucu splintleme aşırı aktiviteyi engelleyerek ileri hasarı önleyebilse de, sürenin uzaması durumunda dolaşım bozulabilir ve iyileşme engellenebilir. Ağrı sonucu tonusta azalma fonksiyonel aktiviteyi kısıtlayabilir. Örnek olarak ağrılı diz ekstansiyonu, diz ekstansörlerinde refleks hipotonisiteye neden olabilir ve bu da dizin boşalmasına yol açar.
Fiziksel ajanlar kas tonusunu direkt olarak etkileyebilir. Bunu sinir iletimini ya da duyarlılığını veya kasın biyomekanik özelliklerini değiştirerek yaparlar. İndirekt olarak da etki ederler; ağrı ya da ağrıya neden olan durum üzerinden. Kas tonusunu normale getirmek genelde fonksiyonel kısıtlılığı düzeltir. Ayrıca pasif mobilizasyon ve pozisyonlama tekniklerinden daha iyi sonuç alınmasını sağlar.
Fiziksel ajanların uygulanmasında genel uyarılar
Her fiziksel ajan için ayrı kontraendikasyonlar ve dikkat edilecek hususlar olmasına rağmen bazıları çoğu fiziksel ajan için ortaktır.
Gebelik, eğer fiziksel ajan tarafından verilen enerji ya da onun fizyolojik etkileri fetüse kadar ulaşabilecekse genelde kontraendikasyon olarak kabul edilir. Bu kısıtlama fiziksel ajanların fetüs gelişimine etkisi bilinmediğinden geçerlidir.
Malignansi, eğer fiziksel ajan tarafından verilen enerji ya da onun fizyolojik etkileri malign dokuya ulaşabilecekse ya da onun dolaşımını etkileyebilecekse kontraendikasyon olarak kabul edilir. Bazı fiziksel ajanlar malign dokunun büyümesini ya da metastazını hızlandırabilir. Bu etkilerin artan dolaşıma ve değişen hücresel fonksiyonlara bağlı olduğu düşünülür. Kanser hücreleri klinik olarak bulgu vermeden bulunabileceği için dikkatli olmak gerekir.
Kalp pili (pacemaker) olan hastalarda da fiziksel ajanın enerjisi kalp piline ulaşabilecekse kontraendike kabul edilir. Bazı fiziksel ajanlar kalp piliyle etkileşebilir, fonksiyonunu bozabilir, hastanın kalp hızını tehlikeli şekilde değiştirebilir.
Bozulmuş duyu ve mental durum da çoğu fiziksel ajanın kullanımı için kontraendike kabul edilir. Çünkü bu ajanların sınırları hastanın bildirimine ve tedavinin nasıl hissedildiğine bağlıdır. Örneğin termal ajanlarda hastanın rahatlaması ya da ağrı duyması uygun dozun belirlenmesinde kullanılır. Eğer duyu bozukluğu nedeniyle ağrıyı algılayamıyorsa ya da mental bozukluk nedeniyle rahatsızlığını ifade edemiyorsa tedavinin uygulanması güvenli değildir ve kontraendikedir.

1 yorum: