25 Haziran 2012 Pazartesi

Omuz İnstabilitesi

Omuz eklemi çok geniş harekete izin veren kemik yapı geometrisi nedeniyle stabilite yönünden zayıf bir eklemdir. Bu nedenle %90'ı en zayıf olduğu yön olan öne olmak üzere çıkık prevalansı diğer eklemlere göre oldukça yüksektir.
omuzun anterior dislokasyonu
Omuz instabilitesi, dislokasyon, subluksasyon ve patolojik sınırlarda laksisiteyi içerir. Glenohumeral eklem, konsantrik şekilde rotasyon yapabilir ve glenoid yüzey üzerinde kayabilir (translasyon). Translasyon humerusun glenoid yüzeyi üzerindeki hareketidir. Laksisite ise oluşan kayma miktarıdır. Normalde omuz ekleminde bir miktar laksisite vardır. Kayma glenoid ve humerus yüzeylerinin birbiri ile olan ilişkisini kaybetmesine yol açarsa bu duruma dislokasyon, eklem yüzleri arasında kısmi temas devam ediyorsa subluksasyon denir. Tekrarlayan (rekürrent) dislokasyon ise eklemin yerine yerleştirildikten sonra tekrarlayan çıkmalarını tanımlar. Omuzun ön veya arka yönde instabil olması halinde tek yönlü; ön, arka ve inferior yönlerde instabilite varsa çok yönlü instabiliteden söz edilir. Omuzun öne instabilitesi en sık görülen stabilite sorunudur, travmatik bir dislokasyon sonucu veya tekrarlayan subluksasyonların neden olduğu mikrotravmalara bağlı olarak gelişebilir. Omuzu statik olarak stabilize eden glenoid labrum ve artiküler uyumdaki sorunlar sadece cerrahi olarak düzeltilebilir. Dinamik stabiliteyi sağlayan kaslara güç kazandırmayı hedefleyen rehabilitasyon programları ile stabilite sağlanabilir. Konservatif yaklaşımlar 30 yaş üzerindeki kişilerde daha başarılı olmaktadır. Konservatif tedavi programına alınan genç hastalarda daha uzun bir immobilizasyon süresi uygulamak gerekmektedir ancak bu süre ile rekürrensin önlenmesi arasındaki ilişki kuvvetli değildir. Redükte edilemeyen dislokasyonlar, tekrarlayan dislokasyonlar, instabiliteye kırığın eşlik etmesi ve atletik aktivitesi devam edecek genç hastalarda öncelikli olarak cerrahi tedavi düşünülmelidir.
Omuzun öne instabilitesinde rehabilitasyon programı
Wilk'e göre
(programın süresi yaralanmanın şiddeti, akut/kronik oluşu, hareket genişliği/güç durumu ve hastanın performans ve aktivite beklentilerine göre değişir)
Faz 1: Akut hareket fazı
Hedef: Ağrı ve inflamasyonun geçirilmesi, ağrısız hareket genişliği, kas atrofisinin önlenmesi. Ön kapsülü geren  abduksiyon - eksternal rotasyon pozisyonundan kaçınılır.
Ağrı kontrolü: NSAİİ, terapötik modaliteler, nazik eklem mobilizasyonu
Hareket genişliği: Sarkaçlar, makara egzersizleri, çıta egzersizleri, arka kapsül germe, üst ekstremitenin ergometresi. Omuz hiperekstansiyonundan kaçınılır.
Güçlendirme: İzometrikler: fleksiyon, abduksiyon, ekstansiyon, internal ve skapular planda eksternal rotasyon. Kapalı kinetik zincir içinde ağırlık aktarmalar
Faz 2: Ara faz
Hedef: Kas gücü kazanmak, omuzun nöromuskuler kontrolünü sağlamak
Güçlendirme: İzotonik egzersizlere başlanır. Elastik tüplerle 0 derece abduksiyonda internal ve eksternal rotasyon.
Eklem mobilizasyonu
PNF egzersizleri
Ritmik stabilizasyon egzersizleri
Faz 3: İleri güçlendirme fazı
Hedef:
  • Kuvvet, güç ve dayanıklılığı arttırmak
  • Nöromuskuler kontrolü arttırmak
  • Gerekirse terapötik modalitelere devam edilir
  • Kapsüler germelere devam edilir
  • İzotonik güçlendirmeye devam edilir
  • Elastik tüp egzerisizlerine devam edilir
  • Pliyometrik eğitime başlanır
Faz 4: Aktiviteye dönüş
Hedef:
  • Optimal kuvvet, güç, dayanıklılık kazandırmak
  • Aktiviteye fonksiyonel dönüş
  • Faz 3'deki egzersizlere devam edilir
  • Arka kapsüler germeye devam edilir

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder