25 Haziran 2012 Pazartesi

Subakromiyal Sıkışma Sendromu

Rotator kaf ve subakromiyal bursanın korakoakromiyal ark, akromiyonun ön bölümü ve akromiyoklaviküler eklem altında sıkışmasıdır.
Rotator kaf tendiniti zaman zaman sıkışma sendromu yerine kullanılmaktadır.
Sıkışma (impingement) sendromu, supraspinatus tendonunun akromiyonun alt yüzeyine sürtünerek hasarlanmasını ifade eden özgül bir durumu tanımlar. Rotator kaf tendiniti ise hem sıkışma sendromu hem de akut rotator kaf zorlanması, dejenerasyonu ve kronik zorlanmayı da içeren daha geniş anlamlı bir terimdir.
Hastanın yakınmaları ağrı, hareket kısıtlılığı ve güçsüzlük şeklindedir. Tedavinin doğru ve başarılı olarak yönlendirilebilmesi için primer ve sekonder impingement durumlarının ayırıcı tanısı yapılmalıdır.
Primer impingement, subakromiyal aralık ile rotator kaf arasındaki mekanik ilişkinin bozulmasıdır. Subakromiyal aralık dejeneratif değişikliklere bağlı olarak daralmıştır ve rotator kafta kronik olarak yıpranma ve sonuç olarak yırtılma söz konusu olabilir. Hastalar genellikle 40 yaşın üzerindedir, omuz ve üst kol ağrısından yakınırlar, ağrılı taraf üzerine yatmak yakınmalarını şiddetlendirir.
Sekonder impingement ise glenohumeral eklem veya skapulotorasik eklemin stabilitesinin bozulması nedeniyle subakromiyal aralığın göreceli olarak daralması sonucu subakromiyal yapıların etkilenmesidir.
Omuz sıkışma sendromları bir çok hastada olumlu fonksiyonel sonuçlarla konservatif olarak tedavi edilebilir. Hastanın yakınmaları, kapsamlı bir medikal tedavi ve rehabilitasyon programı uygulanmasına rağmen 3-6 ay içinde geçmez veya istenilen düzeyde fonksiyon kazanılmaz ise cerrahi tedavi düşünülür.
Omuz subakromiyal sıkışma (impingement) sendromunun konservatif tedavisi
Wilk ve Andrews'a göre
Faz 1: Akut dönem, maksimum koruma
Hedefler:
  • Ağrıyı geçirmek
  • İnflamasyonu azaltmak
  • Kas atrofisini önlemek
  • Esnekliği korumak
Aktif istirahat: Yakınmaları arttıran hareketlerden kaçınmak
Hareket genişliği:
  • Sarkaç egzersizleri
  • Aktif yardımlı egzersizler
  • İp ve makara ile fleksiyon
  • Çıta ile fleksiyon ve nötral eksternal rotasyon
Modaliteler: Soğuk uygulama, TENS, galvanik stimülasyon
Güçlendirme egzersizleri: İzometrikler, submaksimal eksternal ve internal rotasyon, biseps, deltoidler
Hasta ağitimi ve aktivite modifikasyonu
Faz 2: Hareket fazı, subakut faz
Faz 2'ye geçiş kriterleri: Ağrı ve / veya yakınmaların azalması, hareket genişliğinin ve kas fonksiyonunun artması. Sadece abduksiyonda ağrılı ark olması.
Hedefler:
  • Ağrısız hareket genişliğini kazandırmak
  • Omuz eklemi kinematiğinin düzelmesi
  • Ağrıyı arttırmadan kas atrofisini önlemek
Hareket genişliği:
  • İp ve makara ile fleksiyon, ağrı sınırları içinde abduksiyon
  • Çıta ile fleksiyon, ağrı sınırları içinde abduksiyon
  • 45-90 derece abduksiyonda eksternal rotasyon
  • 45-90 derece abduksiyonda internal rotasyon
Modaliteler: Soğuk uygulama, ultrason / fonoforez
Güçlendirme egzersizleri: İzometrik egzersizlere devam. Skapulotorasik güçlendirme egzersizleri ve nöromuskuler kontrol egzersizlerine başlanır.
Faz 3: Ara güçlendirme fazı
Faz 3'e geçiş kriterleri: Ağrı ve yakınmaların azalması. Normal aktif yardımlı hareket genişliğinin kazanılması. Kas gücünün artması.
Hedefler:
  • Hareket genişliğinin tamamlanması
  • Yakınmasız normal hareketler
  • Kas gücünün arttırılması
Hareket genişliği:
  • Her üç planda çıta egzersizleri
  • Ön ve arka kapsüler germeler
Güçlendirme egzersizleri: İzotonik ağırlıklara başlanır. Hafif abdüksiyonda internal ve eksternal rotasyon, tüp egzersizleri. Dayanıklılık için kol ergometresine başlanır.
Faz 4: Dinamik, ileri güçlendirme programı
Faz 4'e geçiş kriteri: Tam ve ağrısız hareket genişliği
Hedefler: Kuvvet, güç ve dayanıklılığı arttırmak. Nöromuskuler kontrolün arttırılması.
Faz 5: Aktiviteye dönüş
Hedef: Yakınmasız ve serbest aktivite
İdame programı: Esneklik, izotonik ve esnek tüp egzersizleri

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder