26 Haziran 2012 Salı

Traksiyon

Traksiyon, eklem aralıklarını genişletmek veya kırık kemik parçalarını ayırarak çevre yumuşak dokuyu gerip uzatacak şekilde uygulanan çekme tekniğidir. Günümüzde traksiyon fizik tedavi ve rehabilitasyonda, özellikle servikal ve lomber spinal bölge hastalıklarında kullanılmaktadır.
traksiyon sınıflaması
Traksiyon teknikleri süreye ya da uygulanan kuvvete göre iki farklı şekilde sınıflanabilir. Süreye göre sürekli, statik ve intermittant olarak sınıflanabilir. Kuvvete göre ise manuel, yer çekimi yardımlı, su içinde, mekanik, motorize traksiyon, ototraksiyon ve spinal dekompresyon olarak sınıflanabilir.
Sürekli traksiyon: Genellikle 10-14 gün boyunca, her gün birkaç saat süreyle toplam 20-40 saat olacak şekilde düşük ağırlıklar kullanılarak uygulanır. Uzun süreli olması nedeniyle yüksek miktarda kuvveti hastalar tolere edemeyebilir. Traksiyon mekanik etkiden çok, kas spazmını çözmek, kaslar ve yumuşak dokular tarafından omurga üzerine uygulanan basıncı azaltmak ve immobilizasyon amaçlı uygulanır.
Statik (ağırlığı korunmuş) traksiyon: Sürekli traksiyondan daha fazla, aralıklı traksiyondan daha az miktarda kuvvet uygulanır. 20-60 dakika süre ile traksiyonun mekanik etkilerinden yararlanmak için uygulanır.
İntermittan (aralıklı) traksiyon: Daha büyük kuvvetler daha kısa sürede uygulanır. Birkaç saniye veya dakika süren çekme ve ardından gevşeme dönemlerinin birbirini izlediği toplam 20-30 dakika süren ve hastalar tarafından daha iyi tolere edilen traksiyondur.
manuel traksiyon
Manuel traksiyon: Bu tip traksiyon bel ve boyun ağrılarında hastanın mekanik veya motorize traksiyon uygulanmasından fayda görüp görmeyeceğini test etmek amacıyla kullanılabilir. Terapist tarafından 15-60 saniye uygulanır.
yerçekimi yardımlı traksiyon
Yerçekimi yardımlı traksiyon: Bu traksiyonda hastanın ağırlığı çekme kuvvetini oluşturur. Traksiyon kuvveti yerçekimidir. Vücut dikey pozisyonda, ya da eğilebilen masa üzerinde baş aşağı veya yukarı olarak uygulanabilir. Bu tip traksiyonda vertebralar arasında anlamlı ayrılma olabileceği görülmüştür. Tedavi süresi 10-30 dakikadır.
ototraksiyon
Ototraksiyon: Hasta elini veya bacağını kullanarak, özel bir masada kendi kendine traksiyon yapar. Hasta başının üzerindeki çubuğu kollarıyla 3-6 saniye çekerken, sonra ayakları ile ayağının ucundaki çubuğa bastırabilir.
su içinde traksiyon
Su içinde traksiyon: Hastanın bileklerine ağırlık bağlanır ve su üstünde yüzebilen bir halka şeklinde sistemde hasta su içinde vertikal olarak asılı kalır. Tedavi genellikle 6-30 dakikadır. Sıcak su kas gevşemesine yardımcı olur.
mekanik traksiyon
Mekanik traksiyon: Ağırlık ve makara sistemi kullanılarak bel ve boyun bölgesine uygulanan statik traksiyon sistemidir.
motorize traksiyon
Motorize traksiyon: Traksiyon kuvveti ve süresinin önceden ayarlanabildiği ve değiştirilebildiği motorlu aygıtlar kullanılarak yapılan traksiyon şeklidir. Sürekli veya intermitan uygulama yapılabilir.
spinal dekompresyon
Vertebral aksiyel dekompresyon (VAX-D) (spinal dekompresyon): Geleneksel traksiyonda çekim kuvveti doğrusaldır ve paravertebral kas kontraksiyonunu tetikleyen vücudun propriyoseptif yanıtını ortaya çıkabilir ki bu da çekim etkisini azaltabilir. Spinal dekompresyon yönteminde ise çekim kuvveti logaritmik şekilde maksimuma çıkarılmaktadır. Böylece paraspinal kaslarda refleks spazm meydana gelmeden spesifik diskte etkili bir distraksiyon kuvveti uygulanabilmektedir.
VAX-D son zamanlarda bacak ağrısı olan veya olmayan lomber ağrı için önerilmiştir. Bu traksiyon yönteminde hastanın yattığı ayrık bir traksiyon masası kullanılır. VAX-D tedavisi sırasında 100 mmHg büyüklüğünde negatif intradiskal basınçlar elde edilebilir.
Traksiyonun etki mekanizması: Traksiyon ile intervertebral segment ve nöral foramenler genişler. Anterior ve posterior longitudinal ligamanlar ve paravertebral kaslar gerilir, intervertebral eklemler normal pozisyonuna gelir. Faset eklemler genişler ve disk hacmi artar, ağrının azaltılmasında ve kas spazmının giderilmesinde etkili olabilir. Amaç, diskte dekompresyon oluşturarak disk herniasyonları, dejeneratif disk hastalığı nedeniyle bası altında kalan spinal sinirleri basıdan kurtarmaktır. Nükleus pulpozusda oluşan negatif basınç sayesinde, bası altında kalan diskin çevre dokulardan yeniden oksijenlenmesinin, kaybettiği suyu geri alabilmesinin ve beslenebilmesinin mümkün olduğuna inanılmaktadır. Bazı uzmanlar bu işlem sayesinde fibroblastların anulus fibrozusdaki yırtıkları kapatabildiğini düşünmektedirler.
boyun traksiyonu
Boyun traksiyonu: Hasta otururken, ayakta veya sırtüstü pozisyonda uygulanabilir. Vertikal pozisyonda sürtünmenin olmaması avantajdır. Ancak sırtüstü horizontal pozisyonda hasta kendini güvende hisseder.
Kök basısı olan olgularda traksiyon 25-30 derece servikal fleksiyonda yapılmalıdır. Juudovich’e göre vertebral ayrışma sağlayabilmek için en az 11,5 kg kuvvet sürekli tarzda uygulanmalıdır. Colachis ve Strohm ise intermitan traksiyonun 13,5 kg ile 25 dakika uygulandığında vertebral ayrışma olduğunu göstermiştir.
Bel traksiyonu: Lomber spinal traksiyon sırtüstü ve yüzüstü horizontal pozisyonda, vücut ağırlığı ve ek ağırlık kullanılarak vertikal pozisyonda uygulanabilir. Horizontal traksiyonda sürtünme kuvveti traksiyon etkisini azaltan önemli bir faktördür.
Horizontal traksiyonda vertebral ayrılmayı sağlamak için 20-40 kg bir kuvvet gerekmektedir. Statik lomber traksiyonda 25-45 kg ile 15-30 dakika traksiyon yapılabilir. İntermitan traksiyonda kasları gevşetmek için 10-15 kg ile çekmeye başlanır ve tedavinin 5 seansında 30-50 kg arasında bir çekim gücüne çıkılabilir. İntermitan traksiyonda çekili tutma süresi 10-60 saniyedir. Dinlenme süresi ise 10-30 saniye arasındadır. Lomber traksiyonda 10-15 dakika ile tedaviye başlanır ve sonra 20-30 dakikaya kadar çıkılabilir.
Spinal dekompresyon uygulama tekniği: Cihazın modeline göre uygulama değişmektedir. Hastalara her gün dekomprasyon uygulaması öncesi miyofasiyal rahatlama için sıcak uygulaması önerilir. Kesin lomber disk seviyesini hedef almak için MRI bulgularına bağlı olarak açı belirlenir. Başlangıç ağırlığı olarak kişinin kilosunun yarısından 4,5 kg eksiği alınır. Hastalar günde ortalama 30-45 dakika tedaviye alınır. İlk 2 hafta haftada 5 gün, sonraki 2 hafta haftada 3 gün, son 2 hafta haftada 2 gün olmak üzere toplam 20 seans tedaviye alınır. Ağırlık ilk üç senasta, her senasta 2,25-4,5 kg arasında arttırılabilir. Ağırlık vücut ağırlığının yarısının 4,5-9 kg fazlasını geçmemelidir.
Traksiyon endikasyonları: Sinir kökü sıkışması (radikülopati), dejeneratif disk hastalığı, diskojenik ağrı, eklem hipomobilitesi, paraspinal kas spazmı.
Traksiyon kontraendikasyonları: Gebeler, lomber füzyon, kanser, ciddi osteoporoz, spondilolistezis (unstable), L1 seviyesinin altındaki kompresyon kırıkları, pars defekti, aort anevrizması, disk enfeksiyonları, ciddi periferik nöropati, hemipleji, parapleji, tetrapleji, kognitif disfonksiyon, kauda ekina sendromu, serbest fragmanı olan disk patolojileri.
Traksiyonun etkili olup olmadığına yönelik yapılan bir literatür taraması sonucu (Cochrane 2008) servikal problemlerde sürekli ya da intermittan traksiyonun etkinliğini destekleyen ya da reddeden bir sonuca ulaşılamamış. Bel ağrılı hastalar üzerinde yapılan çalışmalarda ise (Cochrane 2007) traksiyon ile plasebo arasında fark bulunmamış (akut, subakut, kronik, bacak ağrısı olan ya da olmayan karışık semptomlu hasta grubunda), traksiyon tek başına diğer tedavilerden daha faydalı değilmiş ve standart fizik tedavi programına traksiyon eklenmesinin de sonuçta fark yaratmadığı görülmüş. Siyatik ağrısı olan bel ağrılı hasta grubunda ise traksiyonun hem etkili olduğu hem de fark yaratmadığını savunan çalışmalar mevcuttur.
Traksiyon tedavisinden en çok fayda göreceği düşünülen hastalar akut bel ve bacak ağrısı olan (<6 hafta) ve ayrıca nörolojik bulgusu olan kişilerdir.
Servikal dekompresyon tedavisi ile ilgili yapılan (daha çok bu cihazları üreten firmaların sponsor olduğu) çalışmalarda bu cihazların TENS’e kıyasla daha etkin olduğu gösterilmiştir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder