16 Temmuz 2012 Pazartesi

Kalça Kırıkları

Femur boyun kırıkları
intertrokanterik femur kırığı
Kalçanın eklem içi bölgesindeki başın kıkırdak yüzeyi ile intertrokanterik çizginin proksimalinde kalan kısmın kırıkları olup tüm kırıkların %1'ini oluşturur. İntertrokanterik kırıklar büyük ve küçük trokanter ile femur boyun ve femur cisim arasındaki geçiş kemiğinin ekstrakapsüler kırıklarıdır. Subtrokanterik kırıklar trokanter minörün altında kalan 7-8 cm'lik bölgenin kırıklarıdır.
Bu kırıklar gençlerde yüksek enerjili travma ile olurken yaşlılarda en sık osteoporozla birlikte önemsiz travma öyküsü ile ortaya çıkmaktadırlar. Olguların hepside kalça hareketleri tüm yönlerde ağrılı ve kısıtlıdır, hastalar yürüyemez ve ayakta duramazlar. Yer değiştirmemiş kırıklarda deformite olmayabilir. Ancak yer değiştirmiş olanlarda, o ekstremite kısalmış ve eksternal rotasyonda durmaktadır.

kanüllü vida kullanılmış femur boynu kırığı
Tedavide amaç hastanın önceki sağlık durumunun ve mobilizasyon şeklinin kazandırılmasıdır. Yer değiştirmemiş femur boyun kırıklarında konservatif tedavi uygulayan cerrahlar olmakla birlikte konservatif tedavide hastanın uzun süre yük vermeksizin mobilizasyonunun güç olmasından dolayı bu hastalarda çoğunlukla internal tespit önerilmektedir. Yer değiştirmiş femur boyun kırıklarında ve diğer tüm kırık tiplerinde gençlerde açık redüksiyon ve internal fiksasyon, yaşlılarda primer protez tercih edilmektedir.
dinamik kalça vidasıyla desteklenmiş kırık
Femur cisim kırıkları

Ciddi travma sonucu ortaya çıkan kapalı kırıklardır. Genellikle aşırı yumuşak doku hasarı, kanama ve şok tabloya eşlik etmektedir. Tedavi hastanın yaşına ve eşlik eden bulgulara göre değişmekle birlikte geleneksel tedavi; traksiyon ve alçılı breys uygulamasıdır. Ancak bu tedavi beraberinde pek çok komplikasyona eşlik etmesinden dolayı bugün en çok kullanılan kapalı Küntscher çivileme yöntemidir.
Postoperatif rehabilitasyon protokolü hastanın yaşı ve genel sağlık durumuna göre değişmektedir. Ancak genel olarak tüm hastalarda TKP sonrası rehabilitasyon programında olduğu gibi 1. günde ayak bileği pompalama egzersizlerine ve izometrik egzersizlere başlanır. İkinci gün hasta ayağa kaldırılıp yürüteç yardımıyla mobilizasyonu sağlanır. Tüm kırıklarda kaynama hattı radyografik olarak tespit edilene kadar yürüme sırasında tam yük verilmez. Kaynama başladıktan sonra kademeli olarak yük arttırılır. Ayrıca başlangıçta düz bacak kaldırmadan da sakınılmalıdır.
Avülsiyon kırığı
Daha çok spor yapan adölesanlarda kasın kemiğe yapışma yerine olan direkt travma ile ortaya çıkmaktadır.Tutulan kasın dirence karşı hareketi ağrılıdır. Grafilerde kırık apofizinin yer değiştirmediği görülür. Tedavi istirahat ve NSAİİ'den ibarettir.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder