1 Temmuz 2012 Pazar

Lazer

Lazer (Light Amplification by Stimulated Emission of Radiation), İngilizce “uyarılmış ışıma ile kuvvetlendirilmiş ışık” kelimelerinin baş harflerinden oluşturulmuş bir kelimedir. 1960 da ilk lazer ışığı elde edilmiş olup tıptaki ilk kullanımı 1962’de retina dekolmanına yönelik olmuştur.
Lazerin prensibi: Kararlı halde bulunan bir atom dışarıdan gelen foton tarafından uyarıldığında elektron bir üst seviyeye çıkar. Kısa sürede tekrar kararlı hale dönerken foton salınır. Elektron, foton salınımını kendiliğinden yaparsa salınan fotonun yönü rastgeledir (spontan salınım). Elektron başka bir fotonla etkileşerek kararlı düzeye inerse bu şekilde salınan fotonun yönü ve fazı geçişe etki eden fotonla aynı olur (uyarılmış salınım).

Lazer oluşturmak için gerekli 4 temel öğe vardır:
  • Lazer ortamı: Atomları kolayca uyarılabilen katı, sıvı ya da gaz ortam.
  • Enerji kaynağı: Enerji verilmesiyle lazer maddesi aktiflenir (pompalama).
  • Rezonans ayna sistemi: Oluşan fotonik enerjiyi arttırmak için kullannılır. Biri yarı geçirgendir, lazer ışını elektronik salınım eşiğine ulaşınca aynadan geçiş olur.
  • Fiberoptik iletken: Elde edilen ışını taşır.

Lazer ışınının fiziksel özellikleri:
  • Monokromatik: Tek dalga boyunda ve tek renktedir.
  • Kohorens: Işık dalgaları aynı anda aynı fazda bulunur ve birbirine paraleldir.
  • Küçük diverjans: Küçük oranda dağılır; uzun mesafelere kadar aynı incelikte ulaşabilir.
  • Enerji taşıyıcılık: Enerji foton olarak taşınır, küçük yüzeylere yoğun enerji aktarabilir.

Kullanılan maddeye göre çeşitli lazer türleri bulunmaktadır.
Terminoloji:
Çıkış gücü: Watt – mW (1 W=1 J/saniye)
Güç yoğunluğu: Işının çapı tarafından belirlenir. Çok yayılırsa güç yoğunluğu düşer. Birimi W/cm2 veya mY/cm2dir.
Dozaj – enerji yoğunluğu: Birim alana uygulanan enerji miktarı (J/cm2)
Direkt penetrasyon: Lazerin karakteristik özelliklerinin değişmeden ulaştığı derinlik
İndirekt penetrasyon: Lazerin karakteristik özelliklerinin değiştiği, çevre dokuların absorbsiyon özelliklerine göre oluşan derinlik.
Güçlerine göre lazer çeşitleri
  • Düşük güçlü (soğuk) lazerler:
    • Lazer gücü 6-500 mW (class 3B)
    • Dalga boyu 600-1100 nm arasında
    • 30 yıldan uzun zamandır kullanılan konservatif tedavi seçeneği
  • Yüksek güçlü (sıcak) lazerler:
    • Lazer gücü >500 mW (Class 4)
    • Cerrahide kullanılır, dokuları ısıtır ve parçalarlar.

Düşük güçlü lazerler ve etkileri
Lazer gücü 500mW’ın altındadır. Güç yoğunluğu yaklaşık 50 mW/cm2dir. Enerji yoğunluğu 35 J/cm2nin altındadır (0,1-4 J/cm2).
Lazer ışınının frekansı, gücü ve uygulanan dokunun tipi ışın penetrasyonunun derinliğini belirler. Daha uzun dalga boyu olan (daha düşük frekanslı) lazer ışını daha derine gider. 600-1300 nm dalga boyu olan lazer ışını 1-4 mm derinliğe ulaşır. Sıvı içeriği yüksek dokularda daha fazla absorbsiyon görülür.
Fizik tedavide sık kullanılan düşük güçlü lazerler
Helyum-Neon (He-Ne) lazer: %85 helyum, %15 neon gazı içerir. Kırmızı renklidir, 632,8 nm dalga boyu vardır. Penetrasyon derinliği direkt 0,8 mm, indirekt 10-15 mm’dir.
Galyum-Arsenid (Ga-As) ve Galyum-Alüninyum-Arsenid (Ga-Al-As) lazer: Kırmızı ötesi lazerlerdir. Kesikli (pulse) ışın yayarlar. Ga-As 904 nm dalga boyuna, Ga-Al-As 830 nm dalga boyuna sahiptir. İndirekt penetrasyonları 5 cm’ye çıkabilir.
Düşük güçteki lazerlerin etkileri:
  • Biyostimülan etki
    • Elektron taşıma zincirinde aktivasyon
    • ATP sentezinde artış
    • Kalsiyum kanalları üzerinde fotofiziksel etki ile hücre membranında reaksiyonların başlatılması
    • Hücre metabolizmasında hızlanma
    • Makrofaj, fibroblast ve lenfosit aktivitesinde artış.
  • Yara iyileşmesi üzerine olumlu etki
  • Antiinflamatuar etki
  • Analjezik etki (periferal nosiseptörlerin inhibisyonnu, endorfin)
  • Vazodilatasyon etkisi

Bu etkileri nedeniyle pek çok ağrılı durumda diğer fizik tedavi ajanları gibi lazer de kullanılabilir. Lateral epikondilit için direkt tendon insersiyosuna uygulanan lazer terapisinin ağrı ve disabiliteyi azalttığı gösterilmiştir.
FTR’de yüksek güçlü lazer kullanımı:
Kas iskelet sisteminde ağrı oluşturan yapılar derinlerde yer aldığı için düşük güçlü lazerlerin buralara ulaşamadığı ve bu nedenle yüksek güçlü lazerlerin daha yararlı olacağını savunan görüşler bulunmaktadır.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder