1 Temmuz 2012 Pazar

Özürlülüğün Tanımı ve Sağlık Kurulu Raporu

Dünya Sağlık Örgütü, sağlığın bozulmasını dört aşamada değerlendirmektedir. Semptom ve bulgularla seyreden patolojik durum “hastalık”, hastalığın organ düzeyinde bir fonksiyon kaybına yol açması” yetersizlik”, yetersizlik sonucu bireyde yeteneğin azalması ya da kaybedilmesi “sakatlık (özürlülük)”, sakatlığın toplumsal düzeyde o kişinin sosyal durumunda neden olduğu kısıtlanma “engellilik” olarak tanımlanmıştır.
Dünya nüfusunun %10 kadarı özürlüdür. 75 yaş üzerinde bu oran %30’a çıkmaktadır. Yaşam süresinin uzaması, nüfus artışı, kronik hastalıklar, tıp alanındaki gelişmelerle çeşitli hastalık ve travmalarda hayatta kalma oranının artması özürlülük oranını arttırmaktadır. 2002 yılında yapılan Türkiye Özürlüler Araştırması’na göre ülkemizde özürlü oranı %12,29’dur.
Özürlülerin tespiti ve derecelendirilmesi için Özürlüler İdaresi Başkanlığı’nın ortaya çıkardığı “Özürlülük ölçütü, sınıflandırması ve özürlülere verilecek sağlık kurulu raporları hakkında yönetmelik” en son 16-12-2010 tarihinde güncellenmiştir. Bu yönetmelik, sınıflandırmalara ve tanımlamalara yönelik gereksinimi karşılamak; sağlık, eğitim, rehabilitasyon gibi alanlarda ortak bir uygulama geliştirmek ve uluslararası sınıflandırma ve ölçütlerin kullanımının yaygınlaştırılmasını sağlamak amacıyla hazırlanmıştır.
Bu yönetmelik ile özürlü aylığı, özürlülerin uygun işlerde istihdamı, malulen emeklilik, özel eğitim ve rehabilitasyon, bakıma muhtaçlık saptanması, çeşitli vergi indirimlerinden (gümrük, özel tüketim, motorlu taşıtlar, gelir vergisi...) yararlanma gibi konularda verilecek sağlık kurulu raporlarına düzenleme getirilmiştir.
Yönetmelikte yer alan bazı tanımlar:
Özürlü: Doğuştan veya sonradan; bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılamada güçlükleri olan ve korunma, bakım veya rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi.
Ağır özürlü: Tüm vücut fonksiyon kaybı %50’nin üzerinde olanların; beslenme, giyinme, yıkanma ve tuvalet ihtiyacını giderme gibi öz bakım becerilerini yerine getirmede, kendi başına hareket etmede veya iletişim kurmada zorluk ya da yoksunluk yaşadığına ve bu becerileri başkalarının yardımı olmaksızın gerçekleştiremeyeceğine tıbbi olarak karar verilen kişilerdir.
Özürlülük derecesine göre sağlanan maddi destek ve kolaylıklar:
  • Evde bakım yardımı: %50 + ağır özürlü
  • Özel eğitim: %20
  • Evde bakım ücreti aylık 673 TL (Temmuz-Aralık 2012)
  • Özürlülük maaşı %40-69 arası özürlü olanlar için aylık: 243 TL (Temmuz-Aralık 2012)
  • Özürlülük maaşı %70 ve üzeri özürlü olanlar için aylık: 365 TL (Temmuz-Aralık 2012)
  • Özel tüketim vergisi (ÖTV) kanununda 5228 sayılı kanun ile yapılan değişiklikle engel derecesi %90’ı aşanların yurt içi veya yurt dışından aldıkları taşıt araçlarından ÖTV alınmamaktadır.  Engel sebebinin önemi bulunmamaktadır. Görme, işitme, konuşma, ortopedik veya zihinsel engelliler de yasadan yararlanabilmektedir.

Özürlülük sınıflandırması; özürlülüğün tanımı konusunda ortak ve standart bir dil ve çerçeveyi ifade eder. İşlevsellik, yeti yitimi, sağlığın uluslararası sınıflandırması esas alınır.
Birden fazla özrü olanlar için, kişinin özür oranı belirlenirken tüm fonksiyon kayıplarının hesaplanmasında Balthazard formülü kullanılır.
Özürlü sağlık kurulu, iç hastalıkları, göz hastalıkları, kulak burun boğaz, genel cerrahi veya ortopedi, nöroloji veya ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanlarından oluşur. Özürlü sağlık kurulu raporu verme yetkisi olan kurumda FTR uzman hekiminin bulunması halinde kurulda yer alması zorunludur. Değerlendirilecek özür, sayılan uzmanlık dallarının dışında ise ilgili dal uzmanının da kurulda bulunması şarttır. Kurulda bulunan hekimler birbirinin yerine karar veremezler. Sadece bir organ ya da sistemi ilgilendiren özrü bulunanlar için özürlü sağlık kurulu, o özrü ilgilendiren branştan üç uzman ile oluşturulabilir. Bu kurulun başkanlığını ilgili şef ya da anabilim dalı başkanı yürütür.
Kişinin özür oranı, özür oranları cetvelinde bulunan özür oranlarına göre yüzde (%) olarak belirlenir. Özür durumu hem anatomik hem de fonksiyon olarak değerlendirilmektedir. Bu cetvelde adı geçmeyen hastalık ve özürler ile bunlara ait vücut fonksiyon kayıp oranları, fonksiyon kayıplarına göre özürlü sağlık kurulunca değerlendirilerek belirlenir.
Birden fazla özür durumu bulunması halinde Balthazard formülü kullanılır.
  • Tüm vücut fonksiyon kaybı oranları ayrı ayrı tespit edilir.
  • Bu oranlar en yükseğinden başlanarak sıraya konulur.
  • En yüksek oran, vücut fonksiyonunun tümünü gösteren %100’den çıkarılır.
  • Kalan miktar, sırada ikinci gelen tüm vücut fonksiyon kaybı oranı ile çarpılır.
  • Çarpımın 100’e bölünmesinden çıkan rakam en yüksek tüm vücut fonksiyon kaybı oranına eklenir. Böylece her iki özrün neden olduğu tüm vücut fonksiyon kaybı oranı bulunmuş olur.
  • Özür ikiden fazla ise, birinci ve ikinci özürlerin kayıp oranı birinci sıraya ve üçüncü sıradaki oran ikinci sıraya alınarak işlem tekrarlanır.
  • 60 yaşın üzerindekilerde; genel vücut fonksiyon kayıp oranına Balthazard formülü ile %10 eklenir.

Örnek 1: 45 yaşındaki hastanın üst ekstremite tüm vücut fonksiyon kayıp oranı %40, alt ekstremite tüm vücut fonksiyon kayıp oranı %60 ise;
  1. 60
  2. 40

şeklinde sıralanır. Formül uygulandığında;
(100-60)x40/100 = 16 elde edilir. Bu değer birinci sıradaki oran olan 60’a eklenerek 60+16=76 son yüm vücut kayıp oranı bulunur.
Örnek 2: 65 yaşında hastanın üst ekstremite tüm vücut kayıp oranı %40, alt ekstremite tüm vücut fonksiyon kayıp oranı %60, üriner sistem fonksiyon bozukluğunun tüm vücut fonksiyon kayıp oranı %10. Bunlar büyükten küçüğe sıralandığında;
  1. 60
  2. 40
  3. 10
  4. 10 (yaş > 60)

İlk iki değere formül uygulanır. (100-60)x40/100=16      60+16=76
Elde edilen değer ile 3. sıradaki değer formülde yerine konulur. (100-76)x10/100 = 2,4   76+2,4=78,4
4. sıradaki değerin eklenmesi için;  (100-78,4)x10/100=2,16     78,4+2,16=80,56
Hesaplama yapmak yerine Balthazard formülü için tablo da kullanılabilir. Satır ve sütunda birden yüze kadar sayılar olan bu tabloda yine büyükten küçüğe özür oranları sıralanarak, ilk oran sütundan, ikinci oran satırdan bulunup kesişimlerindeki değere bakılarak toplam vücut fonksiyon kaybı bulunabilir.
Santral sinir sistemi hastalıklarına bağlı bozukluklar
  • Serebral bozukluklar (genelde nöroloji uzmanı tarafından değerlendirilir)
    • Bilinç durumu ve farkındalık
    • Epizodik nörolojik bozukluklar
    • Uyku ve uyanma bozuklukları
    • Mental durum, kognisyon ve yüksek kortikal fonksiyonlar
    • İletişim bozuklukları: disfazi, afazi
    • Emosyonel / duygulanım ve davranışsal bozukluklar
    • Kraniyal sinir bozuklukları
  • Serebral bozukluklar (genelde FTR uzmanı tarafından değerlendirilir)
    • Tek üst ekstremite bozuklukları
    • Her iki üst ekstremite bozuklukları
    • Ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozuklukları
    • Üriner sistem nörolojik bozuklukları
    • Anorektal sistem nörolojik bozuklukları
    • Seksüel sistem nörolojik bozuklukları
  • Spinal kord ile ilgili bozukluklar
    • Tek üst ekstremite bozuklukları
    • Her iki üst ekstremite bozuklukları
    • Ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozuklukları
    • Üriner sistem nörolojik bozuklukları
    • Anorektal sistem nörolojik bozuklukları
    • Seksüel sistem nörolojik bozuklukları

Tabloda tek üst ekstremite bozukluğu durumundaki özürlülük yüzdeleri görülmektedir. Tabloda “ince beceri” ifadesi çok net olmamakla beraber genelde kalem tutmak ve yazı yazdırmakla değerlendirilmektedir. Parmak hareketlerinde ince beceri olmaması opozisyon hareketinin yapılamaması olarak değerlendirilmektedir.
Tabloda her iki üst ekstremite bozukluğu durumundaki özürlülük yüzdeleri görülmektedir.
Tabloda ayakta durabilme, yürüme ve hareket bozuklukları durumundaki özürlülük yüzdeleri görülmektedir. Hafif düzeydeki “zorluk çekiyor” ifadesi desteğe ya da yardıma ihtiyaç duyuyor şeklinde yorumlanmaktadır. Hafif orta düzey hastada ”yürüyüşü düz zeminle sınırlı” ifadesi merdiven çıkamıyor ve inemiyor şeklinde yorumlanmaktadır.
Nörolojik bozukluklara eşlik eden bazı fonksiyon bozukluğu durumlarındaki özürlülük yüzdeleri tabloda görülmektedir. Anorektal fonksiyonların değerlendirilmesinde güçlükler olabilmektedir, genel cerrahi uzmanının değerlendirmesi istenebilir. Üriner sistem bozukluklarında ürodinami bulguları objektif değerlendirmeyi mümkün kılabilir. Solunum bozukluklarında göğüs hastalıkları uzmanının karar vermesi uygun olabilir. Genelde solunum sıkıntısı olan hastalar nadirdir, ancak üst seviye spinal kord yaralanmalarında görülebilir ki bu hastalarda kas iskelet sistemi parametreleri zaten ağır özür oranlarına karşılamaktadır. Cinsel fonksiyon bozukluğu ihmal edilebilen alanlardan biridir. Üroloji ve psikiyatri uzmanları bu konuda görüş bildirebilir.

Özürlülük değerlendirmesi için başvuran pediatrik gruptaki hastalarda öncelikle tanının konulup konulmadığı belirlenmelidir. Serebral palsi (CP), çocuk yaş grubunda özürlülüğe neden olan başlıca tanıdır. Ancak CP tanısını doğrulamak için zamana ihtiyaç vardır. Avrupa serebral palsi çalışma grubu tanıyı doğrulamak için en uygun yaşın 5 yaş olduğunu kabul etmiştir. Fakat CP’li bebeklerin erken fark edilip rehabilitasyona erken başlanmasının prognozu olumlu etkileyeceği unutulmamalıdır.
Özürlülük sağlık kurulu raporunun özelliklerine bakıldığında, 15 yaş üstü bireyler için fotoğraf gerekmektedir. Raporda özre ilişkin klinik bulgular, radyolojik tetkikler ve laboratuvar bilgileri belirtilmelidir. Raporun sonuç kısmında ICD-10 kodları ile beraber özre yol açan tanılar belirtilmelidir. Tüm vücut fonksiyon kaybı oranı rakam ve yazıyla belirtilmelidir. Bakıma muhtaçlık kararı kişinin ağır özürlü olup olmamasına göre verilmektedir. Özürlülük oranı %50’nin üzerindeyse ağır özürlü olarak değerlendirilebilir. Özürlülük durumunun sürekli olup olmadığı değerlendirilmektedir, sürekli değilse raporun geçerlilik süresi belirtilir. Hastalığın iyileşmesi ya da kötüleşmesi gibi bir olasılık varsa zaman içinde özürlülük oranı değişebilir. Çalıştırılamayacağı iş alanları kısmı kişinin ya da kurumun talebi varsa doldurulur.
Öneriler:
  • Sağlık kurulunda hasta mutlaka görülmelidir.
  • Hasta sağlık kuruluna gelemeyecek durumdaysa, kurulun görevlendireceği iki kişi hastayı yerinde görmelidir.
  • Tüm raporlar imzalamadan önce dikkatle gözden geçirilmelidir.

1 yorum:

  1. FTR Uzmani ve Noroloji uzmani MR cektirmeden karar verdiler FTR uzmani elinde MR varsa dosyaya koy kurul ister dedi Yasal olarak ne yapabilirim..

    YanıtlaSil