15 Aralık 2012 Cumartesi

Fonksiyonel Boyun Ağrıları

Boyun ağrısı sık karşılaşılan bir problemdir. Erişkinlerin %10-20’sinde yılda en az bir kez boyun ağrısı görülmektedir.
Servikal omurga fonksiyonel olarak bakıldığında iki segmente ayrılabilir. Üst servikal segment atlantooksipital ve atlantoaksiyal eklemlerden oluşur. Baş hareketlerinin çoğu bu segment tarafından sağlanır. Alt servikal segment 3-7. servikal vertebralar ve bunlar arasındaki disklerden oluşur. Esas görevi başa mekanik destek sağlamaktır.
Servikal Strain – Sprain
Boyun ağrısının en sık görülen nedenleridir. Servikal strain’de boyun bölgesindeki kas, tendon gibi kontraktil yapılarda aşırı germe sonucu doku incinmesi oluşur. Servikal sprain ise ligament, bursa, eklem kapsülü gibi kontraktil olmayan dokuların gerilmesi sonucu oluşan yırtılma, kanama gibi bozuklukları ifade eder.
Günlük yaşamda boynun alışılmadık ani hareketi, fiziksel strese maruz kalmak, boynu uygun olmayan postürde uzun süreli tutmak (kötü pozisyonda bilgisayar kullanımı, uzun süreli araç kullanımı, yatarak televizyon seyretmek, yastıksız yatmak...), soğuğa maruziyet gibi nedenler servikal strain veya sprain’e yol açabilir. Belirtiler genelde zorlanma sonrası 24-48 saat içinde gelişir, birkaç gün içinde azalır. Ağrı boyna yerleşimlidir. Aktif kas kasılması ya da etkilenmiş dokunun pasif olarak gerilmesi ağrıyı tetikleyen başlıca faktörlerdir. Muayenede servikal lordoz düzleşmiştir, boyun hareketleri ağrılı kısıtlıdır, nörolojik defisit yoktur. Tedavide boyunluk kullanımı, NSAİİ, izometrik egzersizler önerilebilir.
Whiplash Yaralanması (Servikal Kamçı Yaralanması)
Travma sırasında etki eden kuvvetler nedeniyle servikal omurganın ani olarak fleksiyon ve ekstansiyona zorlanması sonucu oluşan akselerasyon-deselerasyon tipi bir yaralanmadır. Yaralanma sonrası semptomların ortaya çıkışı 24 saate kadar uzayabilir. Boyun ağrısı, tutukluk, baş ağrısı, brakiyalji, parestezi, vertigo, bulanık görme, çift görme, kulak çınlaması, işitme sorunları, yutma ve çiğneme sorunları, depresyon, irritabilite ve uyku bozuklukları görülebilir. Boyun ağrısı hareketle artar ve boynun arka bölgesine yerleşimlidir. Özgül muayene bulgusu yoktur. Eklem hareket açıklığı azalmıştır. Skalen kaslardaki spazm ve gerginlik fonksiyonel olarak torasik çıkış sendromuna yol açabilir. İstirahat ve boyunluk gibi semptomatik tedavi önerilmekle beraber erken mobilizasyonla daha iyi sonuçlar da bildirilmiştir.
Servikal Faset Sendromu
Servikal faset eklemler travma veya dejenerasyon nedeniyle ağrı kaynağı olabilirler. Servikal faset eklem ağrısı spinal stenoz, servikal strain ve diskojenik ağrıya benzer olarak enseye lokalize, oksiputa, omuzlara, sırta yayılabilen, tek ya da çift taraflı, boyun hareketleri ile artan özelliktedir. Radiküler semptomlar da eşlik edebilir. Hastanın öyküsünde ani olarak fleksiyon – ekstansiyon tipinde bir travma veya boyunda tekrarlayan ekstansiyon hareketini gerektiren mesleki zorlanma vardır. Fizik muayenede servikal omurganın ekstansiyon ve rotasyonu ağrılıdır. Orta hattın 2-4 cm laterali palpasyonla ağrılıdır. Direkt grafi, BT ve MRG faset eklemlerdeki dejenerasyonu, kırık veya instabiliteyi göstermede yardımcıdır. Tedavide NSAİİ, trisiklik antidepresanlar, fizik tedavi uygulamaları, boyun çevresi kasları kuvvetlendirici egzersizler yer alır. Konservatif tedaviye yeterli yanıt alınamazsa floroskopi eşliğinde veya direkt olarak kortikosteroid veya kortikosteroid – lokal anestezik kombinasyonları ile eklem içi veya medial dal blokları fayda sağlayabilir.
Miyofasiyal Ağrı Sendromu
Miyofasiyal ağrı sendromu (MAS), kas veya fasyalarda tetik nokta ve gergin bantlarla karakterize, bu noktaların uyarımı ile yansıyan ağrı, duyusal değişiklikler, lokal seyirme yanıtının olduğu bir bölgesel ağrı sendromudur. Boyun ağrısı ve sırt ağrısının sık görülen nedenlerinden biridir. En sık 30-49 yaş arası kadınlarda görülmektedir. Etyolojisinde akut travma, kaslara aşırı yüklenme, genetik faktörler, yorgunluk ve stres bulunur. Tekrarlayan mikrotravmalar, kötü postür, skolyoz, ekstremite uzunluk farklılıkları, kronik kas imbalansı, B12 ve folik asit vitamin eksiklikleri, tiroid ve östrojen hormonu eksiklikleri, viral enfeksiyonlar, soğuğa maruziyet, duygusal bozuklular ağrıyı tetikleyebilir. Bölgesel kas iskelet sistemi ağrısı başlıca yakınmadır. Fizik muayenede, gergin bantların anormal gerimine bağlı tutukluk görülebilir. Birkaç kas veya bölge görülebilir, tutulum genellikle vücuddun bir yarısına yerleşimlidir. Tetik nokta palpe edilince sıçrama belirtisi ve lokal seğirme yanıtı gözlenebilir. Tanı öykü ve fizik muayene ile konulur. Simmons ve arkadaşlarının tanımladığı major ve minör tanı kriterlerine göre tanı için 5 majör ve en az 1 mimör kriterin varlığı gereklidir.

Miyofasiyal ağrı sendromu tanı kriterleri
Majör kriterler
    • Bölgesel ağrı şikayeti
    • Tetik noktadan belirli bir alana yansıyan ağrı ve duyusal değişiklikler
    • Erişilebilen kaslarda palpabıl gergin bant
    • Gergin bant boyunca bir noktada aşırı hassasiyet
    • Hareket açıklığında azalma
Minör kriterler
    • Tetik noktanın palpasyonu ile ağrı şikayeti ve/veya duyusal değişiklik olması
    • Gergin banttaki hassas noktanın palpasyonu ve iğnelemesi ile lokal seğirme yanıtı
    • Tetik noktanın enjeksiyonu veya kasın gerilmesi ile ağrıda azalma
Miyofasiyal ağrı sendromunun tedavisinde hasta eğitimi, medikal tedavi, germe ve sprey, tetik noktalara lokal anastezik veya lokal anestezik kortikosteroid karışımı enjeksiyonu veya kuru iğne tekniği ile enjeksiyon, botulinum toksin enjeksiyonu, postizometrik relaksasyon teknikleri, masaj, fizik tedavi yöntemleri uygulanabilir. Vitamin eksikliği, metabolik ya da endokrin bozukluk varsa tedavi edilmeli, postür bozuklukları ve psikososyal faktörler düzeltilmelidir.
Fibromiyalji Sendromu
Fibromiyalji sendromu, kronik yaygın vücut ağrısı, çok sayıda hassas nokta, eşlik eden sabah tutukluğu, uyku düzensizlikleri, halsizlik, yorgunluk, psikolojik bozukluklar gibi karakterize bir sendromdur. Kronik boyun ağrısının sık görülen sebeplerindendir. Bilateral yaygın boyun, sırt ve bel bölgesinde ağrı yanında sabah tutukluğu, uyku bozukluğu, yorgunluk, depresyon, anksiyete, subjektif şişlik hissi, irritabıl barsak ve mesane sendromu, Raynaud fenomeni, parestezi, dermagrofizm gibi semptom ve bulgular mevcuttur. Soğuk, stres, uykusuzluk, fiziksel aktivite ağrıyı alevlendirebilir. Tanıda en az 3 aydır süren yaygın vücut ağrısı, tanımlanmış 18 anatomik noktanın 11’inde palpasyonla hassasiyet olması yeterlidir. Bu kriterlere göre başka bir hastalığın olması FMS tanısını dışlamaz. Tedavisi zordur. Öncelikle hastanın hastalığı konusunda yeterince bilgilendirilmesi, gerekirse davranış tedavisi verilmelidir. Düşük doz trisiklik antidepresan ilaçlar etkilidir. Fizik tedavi yöntemleri, germe, gevşeme ve postür egzersizleri, hassas noktalara lokal anestezik – kortikosteroid enjeksiyonları planlanabilir.
Torasik Outlet Sendromu
Torasik outlet sendromu (TOS), boyun ve omuzdan üst ekstremiteye yayılan ağrıya sebep olabilen, genellikle nörolojik bulguların ön planda olduğu bir tablodur. %10-15’inde vasküler bulgular da görülebilir. Kronik boyun ve omuz ağrısı olan hastaların %38’inde TOS olduğu bildirilmiştir.
Torasik çıkış tepesi iki yandan skalen kaslar, altta skalen kasların yapıştığı 1. kaburga ve klavikula ile sınırlıdır. Konjenital bantlar, servikal kosta, C7 vertebranın transvers çıkıntısının normalden uzun olması, 1. kosta anomalileri, skalen kasların hipertrofisi, yassı klavikula, klavikula kırığı sonrası oluşan kallus dokusu, skalenus antikus sendromu, kostaklavikular sendrom ve hiperabduksiyon sendromu, postür bozuklukları, mesleki zorlanmalar ve travma gibi nedenlerle brakiyal pleksusun alt trunkusunun ve/veya subklavyen arterin, daha nadir olarak da subklavyen venin basıya uğraması sonucu boyun, omuz ve kolda ağrı, üst ekstremitede hissizlik, uyuşukluk, kuvvetsizlik, şişlik hissi, elde soğukluk, raynaud fenomeni gibi şikayet ve bulgular görülebilir. Şikayetler uykuda kolların baş veya yastık altında tutulması, kolların baş seviyesinin üzerine kaldırılması gibi omuz depresyonuna neden olan aktivitelerde artar. Alt trunkus etkilendiği için en çok C8 ve T1 köklerinin dağılım alanında duyusal kayıplar görülür. Muayenede ödem, renk ve ısı değişiklikleri, hipoestezi, kas kuvvetinde azalma, atrofi tespit edilebilir.
Skalenus antikus sendromu: Subklavian arter ve brakiyal pleksusun birinci kotun üzerinden ön ve orta skalen kasların arasından geçerken sıkışması sonucu meydana gelir. Dejeneratif eklem hastalıkları, travma, mesleki nedenler ve postür bozuklukları skalen kasların spazmına neden olarak bu sendromun oluşumuna neden olabilir. Ağrı künttür, lokalizasyonu tam belirlenemez ve geceleri daha fazladır. Adson testi pozitiftir. Bu testte hasta yüzünü semptomların olduğu tarafa çevirir, kol abduksiyona getirilip hastadan derin bir nefes alması istenir. Bu manevrada radiyal nabzın azalması veya kaybolması beklenir.
Kostaklaviküler sendrom: Semptomlar nörovasküler yapıların birinci kot ile klavikula arasında sıkışması sonucu ortaya çıkar. Hastalar el ve kolda ağrı, güçsüzlük ve uyuşukluktan şikayet ederler. Kostaklaviküler manevra ile yakınmaların artması tanı koymada yardımcıdır. Bu manevrada hasta oturtulur, boyun hiperekstansiyon, omuzlar aşağıya ve geriye alındığında bu aralık daralacağı için yakınmaların artması veya radiyal nabzın azalması beklenir.
Hiperabduksiyon sendromu: Brakiyal pleksus, aksiller arter ve ven birlikte aksilladan geçerken damar-sinir paketinin göğüs kafesi ile pektoralis minör kası arasında sıkışması sonucu meydana gelir. Semptomlar kol hiperabduksiyona getirildiğinde artar. Genellikle kollarını başının üzerine kaldırarak uyuyanlarda ya da uzun süre kollarınnı abduksiyona getirerek çalışanlarda görülür.
Torasik çıkış sendromunda tanı için öykü ve fizik muayene yanında direkt grafiler, arteriografi, venografi ve sinir iletim çalışmaları kullanılabilir.
Tedavi konservatiftir. Postürün düzeltilmesi, omuz kuşağı kaslarının güçlendirilmesi, postür egzersizleri ve servikal bölgenin egzersizleri uygulanır. Fizik tedavi ajanları skalen kasların spazmının varlığında, sinir kökü inflamasyonunda bu semptomları azaltmada etkili olabilir. Konservatif tedaviye yanıt alınamadığı durumlarda cerrahi önerilir.
Kendi Kendini Sınırlayan Tortikollis (Geçici Boyun Eğriliği – Transient Wryneck)
Boyun ağrısının sık görülen nedenlerindendir. Hastalar aniden başlayan tek taraflı boyun ağrısından yakınırlar ve kas spazmı nedeniyle başlarını yana eğik olarak tutarlar. Sıklıkla sternokleidomastoid kasında tek taraflı spazm vardır. İnfeksiyon veya inflamatuar hastalıklar nedeniyle gelişebilen bu durum genellikle 1 hafta içinde kendiliğinden düzelme eğilimindedir. Fizik muayenede boyun hareketleri ağrılı ve kısıtlıdır. Spesifik tedavisi yoktur. NSAİİ, kas gevşeticiler, ağrılı kasa pasif germe, spazmın olduğu bölgeye lokal anestezik enjeksiyonu uygulanabilir.
Postural Bozukluklar ve Mesleki Zorlanmalara Bağlı Boyun Ağrısı
Postural bozukluklar ve mesleki zorlanmalara bağlı boyun ağrısı olan hastalar boyun ve sırt ağrısından yakınırlar. Suboksipital ve trapezius kaslarının tutulumu nedeniyle baş ağrısı görülebilir. Temporomandibular eklem patolojileri de eşlik edebilir. Fizik muayenede ağrılı bölgede kas spazmı palpe edilebilir, spazmın olduğu bölgenin palpasyonu ile yansıyan ağrı tetiklenebilir. Tedavide en önemli hedef anormal boyun ve baş postürünü önlemek, iş yeri ve evde gerekli ergonomik değişiklikleri yapmaktır. Aşırı stres ve postural yük azaltılmalıdır. Boyun ve pektoral kaslara germe egzersizleri, trapezius ve rhomboid kasları kuvvetlendirme egzersizleri önerilmelidir.

1 yorum:

  1. Miyofasyal ağrıda oluşan bantların giderilmesinde en başarılı olmuş metot nedir? Bu hastalıkta herkes egzersiz, kuru iğne, tetik nokta enjeksiyonunu öneriyor. Bunların hepsini denemiş biri olarak bu bantlardan kurtulamadım. Sırt ve boyun ağrılarım ve tutulmalarım sürekli kısır döngü şeklinde azalıp, tekrar nüksediyor.
    İnternette ftr alanıyla ilgili gördüğüm en iyi türkçe kaynak olarak bu siteyi görüyorum, umarım bu konuda açık bir cevap alabilirim.

    YanıtlaSil