14 Aralık 2013 Cumartesi

Sinir İletim Çalışmaları

Sinir iletim çalışmalarında motor ve duyusal sinirlerin fonksiyonları değerlendirilir. Sinir iletim hızı bu testte ölçülen şeylerden biridir.
Sinir iletim çalışmaları uyuşma, güçsüzlük gibi sinir hasarını düşündüren durumlarda yapılabilir. Olayın lokal mi yaygın mı olduğunu ayırt edebilir (mononöropati vs polinöropati). Sinir hasarının ciddiyetini ve prognozu gösterebilir.
Uygulamada önce cilt temizlenir. Elektrotlar çalışılacak sinire uygun yerlere yerleştirilir. Uyarı verilir ve sinir boyunca ilerleyen akım kaydedilir. Sinir hasarı varsa akım yavaşlar ve zayıflar.
Sinir iletim çalışmalarında şu parametrelere bakılır: birleşik motor aksiyon potansiyeli, duyusal sinir aksiyon potansiyeli, F-dalgası çalışması, H-refleksi çalışması, akson dalgası çalışması, kornea refleksi çalışması, direkt fasiyal sinir çalışması.
Motor sinir iletim çalışması: Uyarının motor sinir lifleri boyunca iletimine bakılır. Kas içindeki motor ünitelerin birleşik uyarılmış potansiyelleri kaydedilir. Elektriksel uyarının, verildiği noktadan kayıtlanan noktaya ulaşma süresi ölçülür. Buna latans denir ve birimi milisaniyedir. Cevabın büyüklüğü amplitüttür ve milivoltla ölçülür. Aynı sinirin iki ya da daha fazla yerinden uyarı verirsek sinirin değişik segmentlerindeki ileti hızı ölçülebilir. Bu motor ünitenin bütünlüğünü gösterir. Dorsal kök gangliyonunun proksimalindeki lezyonlarda normal duyusal aksiyon potansiyelleri ile beraber bozulmuş motor aksiyon potansiyeli olur. Aktif ve referans alıcısı birbirine çok yakın olmamalıdır yoksa benzer dalga formları birbirini götüreceğinden görülen dalganın amplitüdü düşer.
Fotoğrafta median motor sinir iletim çalışmasında elektrot yerleşimini görülüyor. Siyah elektrot abduktor pollisis brevis kasının karnına koyulmuş, buradan kayıt alınıyor. Referans elektrodu baş parmak proksimal falanksı üzerindeki kırmızı elektrot. Uyarı dirsek çukurunun hemen proksimalinde, biseps tendonunun medialinden veriliyor.
Motor sinir iletim çalışması elektrot yerleri:
Median sinir: uyarı; el bileği, dirsek. kayıt; abduktor pollisis brevis
Ulnar sinir: uyarı; el bileği, dirsek. kayıt; birinci dorsal interosseöz, abduktör digiti minimi
Peroneal sinir: uyarı; ayak bileği, fibula başı. kayıt; ekstensör digitorum brevis, tibialis anterior
Tibial sinir: uyarı; ayak bileği. kayıt; abduktör hallusis, abduktör digiti kuinti pedis
Duyusal sinir iletim çalışmaları: Duyusal sinirlerdeki iletime bakılır. Periferik sinire uyarı verilir ve sinirin sadece duyu dalının olduğu bir yerden örneğin bir parmaktan kayıt alınır. Kayıt alınan elektrot stimüle eden elektrodun distalinde yer alır (antidromik sinir impulsu kaydedilir). Motor çalışmalarda olduğu gibi latans milisaniye ile ifade edilir. Duyusal amplitütler motor amplitütlerden çok daha küçüktür, mikrovolt düzeyindedir. Duyusal sinir iletim hızı uyarı veren ve kayıt alan elektrotlar arası mesafe ve latans kullanılarak hesaplanır. Bir lezyonun yerinin dorsal kök gangliyonun proksimalinde mi distalinde mi olduğunu anlamaya yardımcıdır. Dorsal kök gangliyonu nöral foramende yer alır ve duyusal sinir hücre gövdesi buradadır. Bunun proksimalindeki kök ya da spinal kord lezyonları klinik duyusal semptomlara yol açsa da duyusal sinir aksiyon potansiyeli korunur. Çünkü hücre gövdesinden aksona olan taşınım işler kalır. Kısmi periferik sinir hasarının tespitimnde duyusal sinir aksiyon potansiyelleri, birleşik motor aksiyon potansiyellerinden daha sensitiftir.
Antidromik çalışmalarda, cevabın kaydı ortodromik çalışmalardan daha kolaydır. Ortodromik çalışmaya göre daha az uyarı verilmesi yeterli olur, daha az rahatsız edicidir. Distal kayıt alınan yerde sinir daha yüzeyel olduğundan daha büyük amplitütlüdür.
Duyusal sinir ileti çalışmasında yerleşimler:
Median: baş parmak, işaret parmağı
Ulnar: küçük parmak, yüzük parmağı
Sural: lateral malleolün arkası
Safen: medial malleolün önü
F-dalga çalışması: Kısa süreli supramaksimal stimülasyondan sonra küçük bir geç yanıt ortaya çıkar. Spinal kordda antidromik motor cevap başlatırken ardından kayıt alan elektrotta ortodromik motor yanıt oluşur. Birleşik motor aksiyon potansiyelinin yaklaşık %5’i yüksekliğindedir. Konfigürasyonu ve latansı her stimülasyonda değişir. Bu spinal kordun polisinaptik cevabına bağlıdır. Renshaw hücreleri aynı yolu kat eden impulsları inhibe eder.
Geç cevaplar. Sol: El bileğinden median sinirin supramaksimal uyarılması ile ortaya çıkan F-dalgası, abduktör pollisis brevis kasından kayıtlı. Sağ: Popliteal fossadan tibial sinirin submaksimal uyarılması ile soleus kasından kayıtlanan H-refleksi.
Bu bir refleks değildir. Çünkü aksiyon potansiyeli stimüle eden elektrottan spinal korda gider ve ekstremiteye aynı sinirden geri gelir. F-dalgası latansı ekstremite ve spinal kord arasındaki iletim hızını ölçmede kullanılır. Motor ve duyusal sinir iletim çalışması ise ekstremitenin bir kısmındaki hızı değerlendirir.
İletim hızı ekstremitedeki stimülasyon verilen noktadan karşılık gelen spinal segmente kadar olan uzunluk ölçülerek hesaplanır (ör. median sinir için el bilek çizgisinden C7 spinöz prosese kadar olan mesafe). Bu uzunluk ikiyle çarpılır çünkü uyarı korda gider ve oradan kasa geri döner.
Bu test uzun bir nöral yolu değerlendirdiğinden fokal lezyonları atlayabilir ve spesifik hasar yerini gösteremeyebilir. Sadece motor lifleri değerlendirir.
H-refleks çalışması: Bu sinir iletim çalışmasında monosinaptik refleksin elektriksel olarak karşılığı olan bir geç cevap oluşur. Uzun süreli (0,5-1,0 milisaniye) submaksimal bir uyarı tarafından başlatılır. Özellikle IA afferent sinir lifleri uyarılarak spinal korda ortodromik duyusal ileti gider ve daha sonra yine ortodromik motor yanıt kayıt alan elektrotta görünür. Uygun yoğunluktaki her impulstan sonra alınan dalganın şekli ve latansı sabittir.
Sinir iletiminin yorumlanması: Sinir iletim hızı şunlarla ilişkilidir: Sinirin çapı ve miyelinizasyon derecesi. Normal çalışan bir sinir hasarlı olana göre daha güçlü ve hızlı sinyal iletir. Genelde normal iletim hızı saniyede 50-60 metredir. Ancak normal iletim hızı kişiden kişiye ve sinirden sinire değişir. Sinir iletiminin yorumlanması karmaşıktır ama genel olarak değişik patolojiler latansta ve amplitütte değişmelere, iletim hızında yavaşlamaya neden olur. Örneğin iletim hızında yavaşlama sıklıkla miyelin hasarını gösterir. El bileği boyunca median sinirde motor ve duyusal latansın yavaşlaması, el bileğinde median sinirin sıkıştığını yani karpal tünel sendromunu düşündürür. Birden fazla ekstremitede tüm sinir iletimlerinin yavaşlaması jeneralize periferik nöropatiyi (ör. diyabetes mellitus) düşündürür.

1 yorum:

  1. Ellerine sağlık, çok güzel olmuş, burda aktif olmayan diğer konuları da eklemeyi düşünüyor musun

    YanıtlaSil