28 Ağustos 2015 Cuma

Eklem ve Bağ Dokusu Hastalıkları - Sorular

Romatizmal hastalıklarla ilgili 89 soru. Cevaplar için slaytın alt çubuğunda "ayarlar" > "konuşmacı notlarını aç" seçiniz.



Kaynak:

25 Ağustos 2015 Salı

Tıbbi Rehabilitasyon - Sorular

Kardiyak, pulmoner, kanser ve yanık rehabilitasyonu ile ilgili 199 adet çoktan seçmeli soru. Cevaplar için slaytın alt çubuğunda ayarlar > konuşmacı notlarını aç seçiniz.


Kaynak:

16 Ağustos 2015 Pazar

SAPHO Sendromu

SAPHO sendromu, cilt bulguları ile ilişkili çeşitli kas iskelet sistemi bozukluklarını kapsar. Nadir görülen bir durumdur, ilk olarak 1987 yılında tanımlanmıştır. Genelde genç ve orta yaşlı erişkinlerde görülür. Çocuklarda da tespit edilebilir. SAPHO terimi, tanımlayıcı bulguların baş harflerinden türetilmiştir:
  • S: sinovit
  • A: akne
  • P: püstülozis
  • H: hiperostozis
  • O: osteitis
En belirgin iskelet lezyonu osteit iken cilt lezyonlarının esasını palmoplantar püstülozis ve akne oluşturur. SAPHO sendromu süpüratif osteomiyelit ile karışabilir. Atipik bölgeleri etkilediğinde veya cilt lezyonu olmadığında tanı koymak oldukça güçleşir.
Hiperostozis radyolojik olarak osteoskleroz şeklinde görülür: kortikal kalınlaşma, medüller kanalda daralma, kemiğin dış yüzeyinde sınırları bulanık ve düzensiz genişleme. Osteit, histopatolojik olarak steril olan kemik inflamasyonu anlamına gelir. Bakteri kültürleri genelde negatif sonuçlanır. Ancak bazı kemik kültürlerinde Propionibacterium acnes izole edilmiştir.
Kemik ağrısı ve cilt lezyonları SAPHO'nun en belirgin bulgularıdır. Kemik lezyonları ciddi, tekrarlayan, rahatsız edici ağrı ve hassasiyete yol açar. Ağrılar gece daha fazla olabilir. Cilt lezyonları ise palmoplantar püstülozisten ciddi akne formlarına (akne fulminans, hidradenitis süppürativa), püstüler psöriyazis gibi psöriyazis formlarına dek çeşitlilik gösterebilir.
Yanlışlıkla süpüratif osteomiyelit tanısı koyulursa, SAPHO hastaları uzun dönem antibiyotikle ve cerrahi girişimlerle tedavi edilmeye çalışılabilir.

Pulmoner Fizyolojinin Gözden Geçirilmesi

Solunum Fonksiyonunun Kontrolü
  • Solunumun istemli kontrolü medulla oblongatadan başlar, spinal korddan inerek solunum kaslarına ulaşır.
  • Medüller solunum merkezi farklı kemoreseptörleri birbiriyle entegre eder.
  • Santral kemoreseptörler beyin omurilik sıvısındaki hiperkarbi ile uyarılır.
  • Periferik kemoreseptörler olan karotid ve aortik cisimcikler, kandaki karbondioksit, oksijen ve pH düzeylerindeki değişimler ile uyarılır.
Solunum Kasları
İnspirasyonun Aktif Kasları
  • Frenik sinirle inerve edilen diafram, inspirasyon sırasındaki solunumun esas kasıdır. Diafragmatik kasılma ile göğüs boşluğunun hacmi artar ve intratorasik basınç düşer. İntratorasik basıncın atmosferik basınca göre düşmesi inhalasyonla sonuçlanır.
  • Solunumun yardımcı kasları zorlu solunumda ya da solunum sıkıntısının olduğu patolojik durumlarda kullanılır. Bunlar sternokleidomastoid, trapezius, pektoralis major, eksternal interkostal ve skalen kaslardır.
Ekspirasyonun Aktif Kasları
  • Normalde pasif bir olay olan ekspirasyon, amfizem gibi bazı hastalıklarda daha aktif hale dönüşebilir.
  • Abdominal kaslar primer ekspiratuar kaslardır.
  • Yardımcı kaslar internal interkostallerdir.
Üst Hava Yolunun Aktif Kasları
  • Hava yolunu açık tutarlar.
  • Ağız, dil, uvula, damak ve larinks kasları bu gruptadır.

Pulmoner Rehabilitasyona Giriş

Pulmoner Rehabilitasyonun Hedefleri
  • Kardiyopulmoner fonksiyonda iyileşme
  • Komplikasyonların önlenmesi ve tedavisi
  • Hastanın hastalığını daha iyi anlaması
  • Hastanın kendine bakımla ilgili sorumluluğunu arttırmak ve tıbbi tedaviye uyumunu arttırmak
  • Yaşam kalitesinde, günlük yaşam aktiviteleri (GYA) kapasitesinde ve işe dönüşte düzelme sağlamak
Pulmoner Rehabilitasyonun Faydaları
  • Egzersiz toleransında, semptom sınırlı oksijen tüketiminde, iş üretiminde, mekanik verimde iyileşme
  • Egzersiz, arteriyel dolaşımdan oksijen çekilmesini arttırarak arteriyel-venöz oksijen farkını arttırır.
  • Dinlenme ve değişik aktiviteler esnasında dispne şikayetinde ve solunum hızında azalma
  • Genel yaşam kalitesinde artış, anksiyete ve depresyonda azalma, günlük yaşam aktivitelerini daha rahat yapabilme
  • Ambulasyon kapasitesinde iyileşme
  • Hastaneye yatış oranlarında düşme
  • Kalp ve akciğerlerin maruz kaldığı stresi azaltmak ve verimlerini arttırmak için periferik kas kitlesinin kondüsyonuna odaklanılır.
Pulmoner Rehabilitasyona Aday Kişiler
  • Aşağıdaki özelliklerden en az birini taşıyan hastalar bir pulmoner rehabilitasyon programından en çok fayda görürler:
    • Tahmini maksimum O2 tüketiminin %75'inde, egzersiz solunum nedeniyle kısıtlanıyorsa,
    • 1 saniyedeki zorlu ekspirasyon hacmi (FEV1) 2000 ml'in altında ise ya da FEV1/FVC oranının %60'ın altında olduğu bir obstrüktif havayolu hastalığı varsa ya da öngörülen hacmin %80'inden az karbon monoksit difüzyon kapasitesi olan pulmoner vasküler hastalık varsa.
  • Sigara içmeyen motive hastalar ya da sigarayı bırakmış ve aktiviteleri dispne nedeniyle kısıtlanan hastalar bir pulmoner rehabilitasyon programı için uygun adaylardır. Sigara içicileri, eğer sigarayı bırakmanın önemi vurgulanırsa ve sigaranın bırakılması rehabilitasyon programına entegre edilirse, rehabilitasyondan fayda görebilir.
  • Programa başlamadan önce pulmoner disabilitenin fonksiyonel değerlendirmesi önerilir.
Fonksiyonel Pulmoner Disabilitenin Sınıflandırılması
Moser Sınıflaması
1. İstirahatte normal - zorlu işlerde dispne
2. Normal GYA performansı - merdiven ve yokuşlarda dispne
3. Belirli GYA'lar ile dispne, yavaş ritim ile bir blok yürüyebilir
4. Bazı GYA'larda bağımlı, minimal zorlanma ile dispne
    Not: 1-4'de istirahatte dispne olmaz.
5. Eve bağımlı - istirahatte dispne. Çoğu GYA'da yardıma ihtiyaç duyar.

Yukarıda listelenen kriterlere sahip hastalar rehabilitasyondan yarar görse de, bir hastayı pulmoner rehabilitasyon programına almak için tanımlanmış bir "minimum akciğer fonksiyonu" yoktur.

Kaynak: