3 Eylül 2015 Perşembe

Solunum Disfonksiyonlarının Sınıflandırılması

Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)
  • Bronkospazma bağlı havayolu direncinin artması ile hava hapsi, maksimum mid-ekspiratuar akım hızında düşme, normal ya da artmış kompliyansla karakterize bir hastalıktır.
  • Perfüzyon-ventilasyon uyumsuzluğu hipoksemiye yol açabilir.
  • Genelde ökapniktirler (kan CO2 düzeyi normaldir). Akut dekompansasyonda, hipoksi kontrolünün bozulması ile ilişkili ilerleyici hastalıkta hiperkapni olabilir.
  • Klinik olarak havayolu direncinde artış, ekspiratuar hava akımında azalma ve solunum kaslarında yorgunlukla ilişkilidir. Akciğer direkt grafisinde diafragmada düzleşme görülebilir.
  • ABD'de prevalans bölgelere göre %3-25'dir. En sık dördüncü ölüm nedenidir. Kişilerin %50'si aktivite düzeylerinde kısıtlılık yaşar. %25'i yatağa bağımlı olur.
  • Çeşitli faktörler neden olabilir:
    • Genetik yatkınlık
    • Solunum yolu enfeksiyonları
    • Kimyasal inflamasyon (sigara içimi, asbestoz)
  • Sigara içimi, KOAH'ın en sık nedenidir.
    • Kronik inflamasyona neden olur, mukosilier temizliği bozar.
    • Sigara içenlerin KOAH'dan ölme riski, içmeyenlere göre 3,5-25 kat daha fazladır.
    • Sigaranın bırakılması şu faydaları sağlar: Semptomlarda düzelme, pulmoner fonksiyonlarda düzelme, solunum yolu enfeksiyonu riskinde azalma, FEV1 kaybı hızında azalma (uzun dönemde).
KOAH nedenleri
Unutmayın, KOAH'ın tüm tiplerinde hava tuzaklanması olur.
Kronik bronşit
  • Trakeobronşiyal mukus bezi büyümesine bağlı olarak kronik mukus hipersekresyonu ve solunum yolu enfeksiyonları
  • En az 2 ardışık yıl boyunca 3 aydan fazla süreyle günde 100 ml'den fazla balgam üretimi
Amfizem
  • Terminal non-respiratuar bronşiyollerin distalindeki hava boşluğunun distansiyonu ve alveol duvarlarının yıkımı ile karakterizedir. Nötrofil ilişkili elastazın kontrolsüz etkisine ikincil oluşur.
  • Akciğerin normal şekline dönebilme yeteneği azalır, nefes verme ile havayollarında aşırı kollaps (çökme) olur. Kronik hava akımı obstrüksiyonu görülür.
  • Akciğerde gaz değişim yüzeyi azalır (V/Q ile ilişkili alveolar membranların uyumsuzluğu hipoksemiye yol açar).
  • Pulmoner doku hipoksisi altında pulmoner vasküler dirençte artış, ciddi pulmoner arter hipertansiyonu ve sağ kalp yetmezliğine yol açar.
  • Hipoksemik hastalarda oksijen verilmesi, mortaliteyi azalttığı kanıtlanmış tek tedavidir.
Kistik fibrozis
  • Ekzokrin bezlerde bulunan klor iyon kanallarının otozomal resesif bir hastalığıdır. Respiratuar tutulum, bronşiyollerdeki sekresyonların temizlenmesindeki yetersizliğe bağlıdır. Yaygın bronşiyal obstrüksiyon, buna bağlı bronşiektazi, şişme ve enfeksiyon görülür.
  • Kistik fibrozis hastalarında aerobik egzersizler balgamın çıkarılmasına yardım eder, mukus transportu ve silier atım artar.
  • Aerobik egzersizler ile egzersiz kapasitesi ve solunum kası dayanıklılığı artar. Sekresyonların atılımı kolaylaşırken havayolu direnci düşer.
  • Göğüs fizyoterapisi havayolu sekresyonlarını mobilize etmeye yardımcıdır.
Astım
  • Bronşiyal kaslarda hipertrofi, mukozal ödem, eozinofil ve mononükleer hücre infiltrasyonu bazal membranda değişikliklere yol açar. Astım sonucu kronik bronşit oluşabilir.
  • Havayollarının yaygın epizodik daralması ve gece paroksismal ekspiratuar dispne görülebilir.
Solunum fonksiyon testleri (SFT) bulgularına göre fonksiyonel kısıtlılıkları değerlendirmede genel ilkeler
  • KOAH hastalarında fonksiyonel kısıtlılığın miktarı SFT ile değerlendirilebilir.
  • Tahmini FEV1 4 litreye yakınsa, hastada ciddi egzersiz bozukluğu öyküsü olmamalıdır.
  • FEV1 saniyede 3 litrenin altına düştüğünde egzersiz bozukluğu başlar.
  • 2-3 litre arasında hastada hafif egzersiz kısıtlılığı olabilir (uzun mesafe yürüyebilir ama hızlı yürüyemeyebilir).
  • FEV1 değeri 1-2 litre arasındayken hasta orta derece egzersiz bozukluğu hissedebilir (uzun mesafeleri yürümek ya da merdiven çıkabilmek için istirahat periyotları gerekir).
  • FEV1 < 1 litre ise ciddi egzersiz bozukluğu beklenir (yürüme mesafesinde ciddi kısalma).

Restriktif akciğer hastalığı
  • Akciğerlerin ya da göğüs duvarının normal elastikiyetinin kaybına bağlı olarak akciğer ventilasyonu bozulur. Solunum kaslarının disfonksiyonu ile ilişkili olabilir. Tutukluk / donukluk göğüs duvarında ya da akciğer dokusunun kendisinde olabilir.
  • Değişik derecelerde hiperkapni ya da hipoksi ile ilişkili olabilir.
  • Hemen hemen tüm akciğer hacimleri azalırken, kompliyansta azalmaya bağlı olarak akım hızları artar.
Restriktif akciğer hastalığı nedenleri
  • İntrinsik akciğer hastalıkları (akciğer dokusunun sertleşmesi)
    • Not: İntrinsik akciğer hastalığı pulmoner hipertansiyona, sağ ventrikül hipertrofisine, kor pulmonaleye yol açabilir.
    • Örnekler: Asbestoz, sarkoidoz, silikozis, idiyopatik pulmoner fibrozis.
  • Ekstrinsik akciğer hastalıkları (göğüs duvarının sertleşmesi)
  • Nöromusküler hastalıklar
    • Örnekler: Duchenne musküler distrofi, amyotrofik lateral skleroz, Guillain Barré sendromu, miyastenia gravis.
    • Solunum kaslarında güçsüzlük, göğüs duvarının körük hareketini bozar, ventilasyon kapasitesini sınırlar ve hipoventilasyona yol açar.
    • Solunum kaslarının güçsüzlüğü öksürmeyi güçleştirir.
  • Torasik deformiteler (ör: kifoskolyoz)
    • Skolyoz açısı 90 derecenin üzerinde olursa dispneye yol açar.
    • Skolyoz açısı 120 derecenin üzerinde olursa hastada hipoventilasyon ve kor pulmonale olabilir.
  • Plöral hastalık
  • Ankilozan spondilit (göğüs duvarının ekspansiyonunda kısıtlanma)
  • Servikal spinal kord yaralanması
  • Obezite
  • Akciğer dokusunun cerrahi olarak çıkarılması
Ekstrinsik restriktif akciğer hastalığına örnekler
Duchenne musküler distrofi (DMD)
  • X'e bağlı resesif kalıtım
  • Hastalar çeşitli solunumsal komplikasyonlarla gelebilir.
    • Hipoventilasyona sekonder atelektazi
    • Pnömoni
  • Hipoksemi ile beraber kronik alveolar hipoventilasyon
  • Ventilasyon bozukluğu
    • DMD hastaları progresif skolyoz geliştirebilir, bu göğüs duvarını kısıtlayıp solunumu bozabilir.
Amyotrofik lateral skleroz
  • Solunum yetmezliğine yol açan en sık motor nöron hastalığıdır. Solunum yetmezliği genelde geç dönem hastalıkta ortaya çıkar ve en sık ölüm nedenidir.
  • Solunum kaslarındaki güçsüzlük solunumun kısıtlanmasına ve öksürememeye yol açar.
  • Belirtiler ekstremite güçsüzlüğü ile başlarsa solunum yetmezliği gelişmesi 2-5 yıl alabilir.
Spinal deformiteler (kifoskolyoz)
  • Ciddi kifoskolyoz göğüs duvarının genişlemesini engeller, akciğer hacimlerini azaltır, solunum kaslarının etkinliğini bozar.
  • Skolyoz açısı 90 derece üzerinde dispne, 120 derece üzerindeyse hipoventilasyon ve kor pulmonale görülebilir.
Ankilozan spondilit
  • Ankiloz sürecine bağlı olarak göğüs duvarında kısıtlı bir ekspansiyon olur.
Servikal spinal kord yaralanması
  • Diyafram, frenik sinirle inerve olur (C3-5).
  • Frenik sinir inervasyonunun sağlam kaldığı spinal kord travmasında diyafram fonksiyonu sağlamdır ve yeterli ventilasyon sürdürülebilir.
  • C2 seviyesinin üzerindeki lezyonlar interkostal kasların fonksiyonunun tam kaybı ile sonuçlanır.
  • Alt servikal ve üst torakal kord lezyonlarında diyafram fonksiyonu sağlam kalsa da interkostal ve abdominal kaslar etkilendiği için öksürme mekanizması bozulur.
  • Bu hastalar sekresyonları temizlemede zorlanır ve ventilasyon yetmezliği çekebilir.
  • C3 seviyesi üzerindeki lezyonlar aksesuar kaslar dışında solunumu tamamen sınırlar.
  • Servikal omurilik hasarında rezidüel hacim artar.
Kaynak:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder