28 Şubat 2016 Pazar

Brusellozis

Brusellozis, Brucella cinsine ait bakterilerin neden olduğu bir zoonotik enfeksiyondur. Bakteri hayvanlardan insanlara enfekte gıda ürünlerinin yenmesi, enfekte hayvanla direkt temas veya aerosollerin inhalasyonu (hava yoluyla) geçebilir. Hastalık eski çağlardan beri bilinmektedir. Akdeniz humması, Malta humması, gastrik dalgalı ateş, inişli çıkışlı (ondülan) ateş gibi farklı isimlerle anılmıştır. İnsanlar tesadüfi konakçıdır ancak bruselloz tüm dünyada yaygın bir halk sağlığı sorunu olmaya devam etmektedir ve en yaygın zoonotik enfeksiyondur.
Etkenler:
Brucella organizmaları küçük aerobik kokobasillerdir. Konak hayvanların üreme organlarına yerleşerek düşük ve kısırlığa neden olurlar. Hayvanın idrar, süt, plasenta sıvısı ve diğer sıvılarında bol miktarda bulunurlar. Bugüne dek 8 tür tanımlanmıştır. Bunlardan 4'ü insanlar için orta-ciddi derecede patojeniteye sahiptir:
- Brucella melitensis (koyun ve keçilerden, en yüksek patojenite)
- Brucella suis (domuzlardan, yüksek patojenite)
- Brucella abortus (büyükbaş hayvanlardan, orta derece patojenite)
- Brucella canis (köpeklerden, orta derece patojenite)
Evcil hayvanlardaki varlığı en önemlisi olsa da, bruselloz Kuzey Amerika'da sürüler halinde yaşayan bizon ve Kanada geyiklerinde, Almanya'da yaban domuzlarında da tespit edilmiştir. Vahşi hayvanların insanlar için oluşturduğu risk, temasın azlığı nedeniyle düşüktür. Vahşi hayvanların evcil olanlarla etkileşimi sonucu enfeksiyonun yayılması üzerine endişeler olsa da buna dair kanıt pek azdır.

10 Şubat 2016 Çarşamba

Meta Analizlerin Değerlendirilmesi

Meta analiz, benzer tasarıma sahip bir grup çalışmanın sonuçlarının birleştirilerek konu hakkında genel bir tahmin yürütme modelidir.
Derlemeler, sistematik derlemeler ve meta analizler bazen kavram olarak birbiriyle karıştırılabilmektedir. Çoğu derleme makalesi sistematik değildir, çünkü yazar tüm kanıtlara bakmaz. Sistematik derleme, kanıtı toplama, değerlendirme ve sunmada belirli bir yaklaşım izler; bazı sistematik derlemeler meta analizdir. Meta analizlerde son bir adım olarak, tanımlanmış çalışmalar klinik ve istatistiksel olarak uygunsa, özet sonuç veya sonuçları hesaplamada geçerli istatistiksel yöntemler kullanılır. Bazen seçilmiş çalışmalar birbirinden çok farklı olur ve hepsini birleştirip meta analiz yapmanın klinik anlamı olmaz. Fakat benzer hasta popülasyonlarına sahip çalışmalarda, tedavi etkinliğinin farklı olması için belirgin bir neden bulunmayan durumlarda meta analiz uygulanabilir. Böyle durumlarda meta analiz ile daha kesin bir etki tahmininde bulunabilinir. Görünüşte homojen olan çalışmaların birleştirilmesiyle istatistiksel heterojenite ve sonuçlarda büyük bir istatistiksel varyasyon belirlenebilir. Bu durum hasta popülasyonları ve müdahale özellikleri arasında belirlenmemiş farklılıklar olduğunu gösterebilir.

6 Şubat 2016 Cumartesi

Tanı Testlerine Yönelik Araştırmaların Değerlendirilmesi

Tanısal testlerin amacı hastalarda belli bir hastalığın olup olmadığını belirlemektir. Bu spesifik bir bozukluk (Sjögren sendromu, Behçet hastalığı, sarkoidoz...) ya da spesifik bir durum (remisyon, cevap...) olabilir. Tanısal test klinik bir semptom, laboratuvar testi, morfolojik inceleme (radyografi, MRG...) veya daha invazif bir girişim (biyopsi, cerrahi...) olabilir. Tanı testinin sonucu dikotomdur, eğer sürekli bir sonuçsa, ölçek üzerinde normal ve anormali ayıran bir sınır değer belirlenmelidir.
Bir tanı testinin ne kadar iyi çalıştığını, yani tanısal performansını belirlemek için, tedavi etkinliğini değerlendiren çalışmalardan farklı bir çalışma tasarımına ihtiyaç olur. Bunun için kesitsel veya vaka-kontrol çalışmaları kullanılır. Araştırmacılar ilgi duyulan durumun görüldüğünden şüphelendikleri hastaları toplamakla işe başlar. Bu hastalara hem yeni tanısal test (indeks testi) hem de "altın" standart test ya da referans standardı uygulanır. Altın standart test, belli bir hastalık ya da durum için tanı standardı olarak kabul edilen bir testtir. Araştırmacılar indeks testin sınıflamasını (hastalık olan ve olmayan şeklinde sınıfladığı hastaları) altın standardınki ile karşılaştırırlar.
Yeni bir testin tanı performansının değerlendirilmesi, onun sağlık üzerine etkisini değerlendirmek için teorik olarak gereken 5 basamaktan biridir, fakat tüm yayınlar neredeyse sadece ilk iki basamak üzerinde yoğunlaşır: teknik ve tanısal performans. Burada tanı performansını bildiren makalelerin değerlendirilmesi üzerinde duracağız.

4 Şubat 2016 Perşembe

Randomize Kontrollü Çalışmaların Değerlendirilmesi

Bilimsel makalenin eleştirel bir gözle değerlendirilmesi, verilerin uygun şekilde yorumlanabilmesi ve sonuçların pratiğe yansıtılabilmesi için elzemdir. Bu yazıda klinik pratikte en sık karşılaşılan çalışma tiplerinden randomize kontrollü çalışmaların (RCT) eleştirel değerlendirmesi için bilinmesi gereken kavramlar üzerinde duracağız. RCT'lerin meta analizleri, kanıta dayalı tıpta sık kullanılan diğer bir kaynaktır. Meta analizleri başka bir yazıda ele alacağız. Tanısal testlerin değerlendirmesi de kendine özgü bir çalışma tasarımı gerektirir ve ileride onlara da değineceğiz.
Kanıta dayalı tıpta, kanıtlar değerlerine göre derecelendirilmektedir. Tedavi önerisinde bulunurken kullanılabilecek kanıtlar şu şekilde sıralanmıştır:
1a: Randomize kontrollü çalışmaların meta analizi (sonuçlarda homojenitesi olan)
1b: Randomize kontrollü bir çalışma (güven aralığı dar olan)
2a: Kohort çalışmaların meta analizi (homojenitesi olan)
2b: Bir kohort çalışması (ya da düşük kaliteli randomize kontrollü çalışma)
3a: Vaka kontrol çalışmalarının meta analizi (homojenitesi olan)
3b: Bir vaka kontrol çalışması
4: Vaka serileri (ve kötü kalitede kohort ya da vaka kontrol çalışması)
5: Uzman görüşü
Buna göre gerçeğe en yakın güvenilir ve değerli bilgiyi randomize kontrollü çalışmaların meta analizi sağlamaktadır. Listede aşağılara indikçe kanıtın güvenilirliği azalmaktadır.
Tıbbi literatürü okumak edilgen bir uğraş değildir. Eleştiren bir gözle makaleyi her cümlede test etmeli ve aklımızdaki bazı sorulara cevaplar aramalıyız.