20 Kasım 2016 Pazar

Küboid Sendromu

Küboid sendromu, ayağın dış yan kısım ağrılarının sık görülen bir nedenidir. Tedavisi basit olmakla beraber tanısı gecikebildiğinden, uzun süren şikayetlere neden olabilir. Bale dansçıları ve koşucular gibi atletlerde daha sık görülen bir sorundur.
Bu durum ayaktaki küçük kemiklerden biri olan küboid kemiği sublukse olursa, yani yerinden kısmen oynarsa görülmektedir. Ayak bileği burkulması gibi ani bir olayla veya kemik ve çevre yapılara tekrarlayıcı stres sonucu zaman içinde gelişebilir.
Küboid sendromu nedir?
Küboid kemik ayağın orta dış kısmında bulunan küçük bir kemiktir. Topuk kemiği olan kalkaneusa güçlü ligamentler ve eklem kapsülüyle bağlanarak kalkaneoküboid eklemi oluşturur.
Ani yaralanma ya da zaman içinde biriken tekrarlayıcı zorlanmalar destekleyici yapıları zedeleyerek küboid kemiğinin normal yerinden ayrılmasına yol açabilir. Sonrasında bu durum ayaktaki diğer kemiklerin hareketini engelleyebilir.
Küboid sendromu yerine bu sorunu ifade etmek için küboid subluksasyon, bloke küboid, düşük küboid, lateral plantar nörit veya küboid yetmezlik sendromu terimleri de kullanılabilmektedir.

Nedenleri
Küboid sendromu en sık üç nedenden ötürü oluşur:
ayak bileği inversiyonu
1- Yaralanma: Küboid subluksasyonuna yol açan en sık neden ayak bileğinin inversiyon yaralanmasıdır. Bu yaralanmada ayak ve topuk kemiği içe doğru zorlanırken küboid kemik dışa doğru zorlanır. Kemiği destekleyen yapılarda zedelenme sonucu kemik normal yerinden çıkabilir. Bu durumda ağrı aniden başlar.
2- Tekrarlayıcı zorlanma: Peroneus longus kası bacağın alt dış kısmından ilerleyerek ayağın dış kısmına yapışır. Bu kasa bale (ayak ucunda yükselme), sıçrama ve koşma gibi aktiviteler sonucu tekrarlayıcı zorlamalar olduğunda, kemiğe aşırı gerginlik binebilir ve sublukse olabilir. Bu durumda şikayetler zaman içinde artar veya artma-azalma gösterebilir.
erişkin düztaban
3- Ayak biyomekaniğindeki değişimler: Küboid sendromundan muzdarip kişilerin önemli bir kısmında düztabanlık gibi ayağın aşırı pronasyon durumu vardır.
Küboid subluksasyonunun belirtileri
En sık olarak ayağın dış yan kesiminde ağrı ile kendini belli eder. Ağrı ayak boyunca, ayak bileğinden parmaklara dek yayılabilir. Ağrı ağırlık bindiğinde, özellikle sabahları ilk defa yüklenildiğinde artar. Düz olmayan zeminlerde, yürürken çabuk yön değiştirildiğinde, sıçrama gibi durumlarda da ağrı artar. İstirahatle genelde şikayetler azalır. Küboid sendromlu kişiler yürümede zorlanabilir ve ayağın dış kısmına yük vermemek için aksayarak yürüyebilirler.
Kemik basmakla genelde hassastır. Hafif kızarıklık ve şişlik de görülebilir. Ayrıca yürürken, koşar ya da sıçrarken ayağı itme evresinde güçsüzlük hissi olabilir.
Tanı
Sublukse bir küboidi tanımak zor olabilir. Direkt grafi, MRG ve bilgisayarlı tomografide küboid subluksasyonu görülemeyebilir ama ağrının diğer nedenlerini dışlamak açısından faydalı olabilirler.
Küboid sendromu tanısını kesin olarak koyduran bir test yoktur. Muayenede kemik üzerine dokunmakla hassasiyet ve tutukluk olması tanıyı destekleyici bir bulgudur. Midtarsal adduksiyon ve midtarsal supinasyon testleri uygulanabilir.
Ayak bileği burkulmaları ile beraber olan küboid sendromu sıklıkla fark edilmeyebilir. Şikayetler inversiyon yaralanmasından sonra üç ay geçmesine rağmen düzelmiyorsa küboid sendromundan şüphelenilmelidir.
Tedavi seçenekleri
Küboid sendromunun tedavisi için çeşitli yöntemler bulunmaktadır.
1- Manipülasyon: Sublukse küboid için en başarılı tedavi yöntemi kemiğin manipülasyon ile uygun yerine yerleştirilmesidir. Kemiği yerine oturtmak için yüksek hızlı düşük amplitütlü itme kuvveti uygulanır. Bu manevra sadece eğitimli bir profesyonel tarafından uygulanmalıdır. Şikayetler genelde hemen düzelir. Gut hastalığı, kırık, romatoid artrit, damar ve sinir yaralanması olan durumlarda manipülasyon yapılmamalıdır.
Başarılı bir manipülasyondan sonra diğer tedavi yöntemleri ile kemiğin doğru pozisyonda tutulması ve devam eden şikayetlerin azaltılması amaçlanır.
2- Buz tedavisi: Ağrı ve inflamasyonun azaltılmasına yardım eder. Buz kalıbı ince bir tülbente sarılarak ilgili bölgeye 10 dakika uygulanır, iki saatte bir tekrarlanarak birkaç gün devam edilir.
3- Bantlama: Ayak ve ayak bileğinin bantlanması ile kemiklerin desteklenmesi ve küboid kemiğin yerinde tutulması amaçlanır. Bantlama ile ağrısız bir şekilde yürünebilmelidir.
4- Küboid kama: Ayakkabının içine giyilebilecek küçük bir kama ile kemik uygun pozisyonunda tutulabilir.
5- Ortotikler: Küboid sendromu gelişimi düztaban gibi bir duruma bağlı ise ayak tabanını destekleyecek tabanlıklar kullanılmalıdır. Böylece peroneus longus tendonunun gerginliği azaltılarak ayak kemik ve arkları desteklenebilir.
6- İstirahat: Ayak iyileşirken dinlenmek önemlidir. Şikayetleri arttıran aktivitelerden kaçınılmalıdır. Gerekirse kısa bir süre hasarlı ayaktan yükü almak için koltuk değnekleri kullanılabilir.
7- Egzersiz: Ağrıya yol açmayacak şekilde kuvvetlendirme ve eklem hareket açıklığı egzersizleri günlük olarak uygulanarak ayağın güçsüz düşmesi ve donuklaşması önlenmelidir. Şikayetler azaldığında denge egzersizleri de uygulanmalıdır.
Egzersizlere mümkün olduğunca erken başlanmalı, şikayetler izin verdiği ölçüde kademeli olarak ilerlenmeli ve ayağın tam fonksiyonu kazanılana dek devam edilmelidir.
Kuboid subluksasyonundan sonra tedavi ne kadar erken başlarsa düzelme de o kadar hızlı olur. Şikayetler kronikleştikçe tedavi ile iyileşme daha çok zaman alır.
Kaynak:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder