7 Ocak 2017 Cumartesi

Egzersiz Sonrası Kas Ağrısı

Genel Bilgiler
Egzersiz sonrası kas ağrısı veya başka bir adlandırma ile geç başlangıçlı kas ağrısı (delayed-onset muscle soreness [DOMS]), özellikle eksantrik kasılmalar içeren fiziksel aktiviteleri takiben, iskelet kaslarında oluşan ağrı veya rahatsızlık hissidir.
DOMS'un insidansının hesaplanması zordur, çünkü bunu yaşayan kişiler çoğu zaman tıbbi ilgi beklemezler. Bunun yerine DOMS geçici bir rahatsızlık olarak kabul edilir. Her erişkin birey çoğunlukla sayısız kez DOMS geliştirmiştir. Bu durum kişinin genel formu nasıl olursa olsun ortaya çıkabilir. Bu kadar yaygın yaşanmasına rağmen DOMS'un kökeni, etiyoloji ve tedavisi üzerine farklı görüşler vardır.

6 Ocak 2017 Cuma

Skafoid Yaralanması

Genel Bilgiler
Skafoid kırığı, el bileğinde en sık rastlanan kemik kırığıdır. Buna rağmen genelde geç tanı konulan bir durumdur. Tanıda gecikme kaynama olasılığını etkileyebilir, avasküler nekroz ve artrit gelişme riskini arttırabilir.
Patofizyoloji
El bileğinde 8 küçük kemik bulunur. Bu kemikler proksimal ve distal sıra olmak üzere iki sırada dizilim gösterir. Proksimal sıradaki kemikler radialden medial tarafa doğru skafoid, lunat, trikuetrum ve pisiform kemiklerdir. Sadece skafoid ve lunat kemikler radiusla eklem yapar. Yani elden önkola olan kuvvet transferi bu iki kemik üzerinden olur. Distal sıradaki kemikler radialden mediale doğru trapezium, trapezoid, kapitat ve hamat kemiklerdir.
skafoidin kanlanması
Anatomik olarak skafoid kemik proksimal, orta (bel de denir) ve distal üçte birlik kısımlara ayrılabilir. Skafoidin kanlanması büyük oranda distalden sağlanır. Skafoidin proksimal kısmından giriş yapan kan damarı yoktur, bunun yerine orta kısma gelen damarlara bağımlıdır. Skafoid kırıklarının %20'si proksimal üçte birde, %60'ı orta kısımda, %20'si distal kısımda gerçekleşir. Orta kısım kırıklarının üçte birinde proksimal tarafa olan kan akımının azaldığı görülmüştür. Kan akımındaki bu azalma skafoidin proksimal ucunda avasküler nekroza yol açabilir. Proksimal uç kırıklarının neredeyse %100'ü aseptik nekrozla sonuçlanır. Deplase skafoid kırıklarında %55-90 kaynamama oranı vardır.

4 Ocak 2017 Çarşamba

Kronik Ağrı Sendromu

Genel Bilgiler
Kronik ağrı sendromu (KAS), sağlık çalışanları açısından karmaşık doğası, belirsiz etiyolojisi ve tedaviye zayıf yanıtı ile oldukça zor bir konudur. KAS yeterince iyi anlaşılamamış bir durumdur. Çoğu kaynağa göre ağrının 6 aydan uzun süre devam etmesi tanısaldır, bazı yazarlar ise ağrının en az 3 ay sürmesi kriterini kullanmaktadır. Kronik ağrıda süre parametresi keyfi olarak kullanılmaktadır. Bazı yazarlara göre etkilenen dokuda beklenen iyileşme süresinden daha uzun süre devam eden her ağrı kronik ağrı olarak kabul edilmelidir.
KAS genelde tıbbi tedaviye yanıt vermeyen sendromlar kümesidir. Bu sorun en iyi multidisipliner yaklaşımla yönetilir.
ABD'de toplumun %35'inde bir şekilde kronik ağrı olduğu tahmin edilmektedir. Kronik ağrı kadınlarda daha sık görülmektedir.
Akut ağrıdan kroniğe geçişte yaşanan değişimler

3 Ocak 2017 Salı

Brakiyal Nörit

Genel Bilgiler
Brakiyal nörit (BN) veya diğer adıyla nöraljik amyotrofi veya Parsonage Turner Sendromu, esas olarak brakiyal pleksus ve/veya dallarındaki alt motor nöronları etkileyen, nedeni bilinmeyen nadir bir sendromdur. BN'de genelde tek taraflı akut başlayan çok şiddetli omuz ağrısı ve bundan birkaç gün sonra omuz ve paraskapular kasların flask paralizisi görülür. Sendrom görülme şekli ve tutulan sinirler bakımından çok çeşitlilik gösterir.
46 yaşında çiftçi hasta, ciddi sağ omuz ağrısı ve güçsüzlüğünün başlamasından 6 ay sonra. Sağ infraspinatus, supraspinatus ve deltoid kaslarda erime ve skapulada kanatlaşma görülüyor.
Patofizyoloji
BN'nin kalıtımsal ve idiopatik formu vardır. İdiopatik tipinde neden bilinmese de brakiyal pleksustaki sinir liflerine yönelik immün aracılı bir inflamatuar reaksiyon olduğu düşünülmektedir. Aksonopatiyi takip eden Wallerian dejenerasyon görülür. Fakat bir seride vakaların üçte birinde proksimal ileti bloğu da tanımlanmıştır. Kalıtımsal formu otozomal dominanttır ve kromozom 17q'daki SEPT9 geni ile ilişkilidir.

2 Ocak 2017 Pazartesi

Plika Sendromu

Genel Bilgiler
Dizin plika sendromundaki şikayetler genelde yaralanma veya aşırı kullanıma sekonder gelişir. Plika, Latince "katlantı" anlamına gelir. Bu kelime terim olarak kullanılsa da gerçek bir sinoviyal katlanmanın olduğu yönünde bir kanıt yoktur.
Sinoviyal plikalar çoğu dizde bulunan normal yapılardır. Normalde plikalar herhangi bir ağrılı durumla ilişkili değildir. Ancak bazen ağrıya yol açabilirler. Bu durumlarda bir şekilde büyümüş plika yapısının makro veya tekrarlayıcı mikrotravmalarla hasarlanması söz konusudur. Bir kez inflamatuar süreç başladığında normal plika dokusu gerçekten patolojik hipertrofik yapıya dönüşebilir.
Anatomi
Embriyonik gelişme sürecinde başlangıçta diz sinoviyal membranlar tarafından üç ayrı kompartmana bölünmüştür. Fetal hayatın üç veya dördüncü ayında fetal membranlar rezorbe olur ve diz tek parçalı bir yapıya kavuşur. Bazen rezorbsiyon eksik gerçekleşir ve çeşitli derecelerde septalaşma olur. Bu embriyolojik kalıntılara sinoviyal plika denir. Literatürde dört tip sinoviyal plika tanımlanmıştır. Bunlar suprapatellar, mediopatellar, lateral ve infrapatellar plikalardır. En sık olarak mediopatellar plika semptomlara yol açar. Bazen suprapatellar plika da semptom yapabilir.

1 Ocak 2017 Pazar

Kronik Kompartman Sendromu

Kronik kompartman sendromu (KKS) atletlerin tekrarlayıcı zorlanma ve egzersiz aktiviteleri sırasında ortaya çıkabilen bir durumdur. Rekabete dayalı sporlarla uğraşanlarda, örneğin uzun mesafe koşucuları, basketbolcular, kayakçılar ve futbolcularda görülebilir. KKS en sık olarak bacaklarda görülür fakat ekstremitelerdeki hemen her kompartmanda oluşabilir; motorkros yarışçılarında ve başka atletlerde önkolu etkileyen vakalar bildirilmiştir.
KKS egzersizle artan, istirahatle azalan ağrı ile karakterizedir. Bazı olgularda ağrıya güçsüzlük ve parestezi eşlik edebilir. Şikayetler genellikle belirli bir mesafede, egzersiz süresi ya da yoğunluğunda (örneğin koşmaya başladıktan 15 dakika sonra) başlar. Şikayetler istirahatte yatışma eğilimindedir, günlük sıradan aktiviteler normal gerçekleştirilir.
Travma sonrasında görülebilen bir sorun olan akut kompartman sendromunun aksine, kronik kompartman sendromunun patofizyolojisi tam olarak anlaşılamamıştır. KKS, kompartman içindeki iskemik değişiklikler yüzünden olabilir ama farklı mekanizma ve teoriler de bulunmaktadır.
Yirminci yüzyılın başından beri bilinmesine rağmen ilk kez 1950'lerde olgu bildirimleri yapılmıştır. 1975'de Reneman KKS'nin klinik bulgularını tariflemiş ve sebep olarak kompartman içi basınç artışını göstermiştir.
İlk dönemlerde KKS'nin anterior tibial entezit gibi bir entesopati olduğu düşünülse de, dayanıklılığa dayalı sporların popülerlik kazanması ile vaka sayısı artmış ve KKS'nin ayrı bir sorun olduğu görülmüştür.
Literatürde akut, subakut, kronik, rekürrent kompartman sendromu ve Volkmann iskemik kontraktürü terimlerinin kullanımı bazen kafa karıştırıcı olabilmektedir. Kompartman sendromu, yükselen doku basıncının kapalı bir osteofasiyal kompartmanda kas ve sinirlere olan kan akımını azaltması ve sonucunda doku ve sinir hasarı (akut kompartman sendromu) veya semptom/disabilite (KKS) görülebilen bir durumdur.
Crush sendromu, primer kas nekrozunun olay döngüsünü başlattığı ve akut kompartman sendromuna dönüşebilen özel bir kompartman sendromu formudur. Volkmann iskemik kontraktürü yetersiz tedavi edilmiş veya tedavi edilmemiş kompartman sendromu sonucunda oluşan sekeldir. Bu durumda nekrotik kas ve sinir dokusu fibröz doku ile yer değiştirir.
KKS tanısında altın standart egzersiz olmadan ve egzersiz sırasında ölçülen kompartman basınçlarıdır. KKS tedavisinde bir takım konservatif yaklaşımlar denense de şikayetler genelde egzersize dönüldüğünde tekrarlar. Konservatif tedavi başarısız olursa hasta fasiotomi için değerlendirilmesi açısından bir ortopediste yönlendirilmelidir.