6 Eylül 2017 Çarşamba

EULAR 2017 Kongresi -14-17 Haziran 2017, Madrid

EULAR 2017 kongre özet bildirisi yayınlandı. Romatolojideki son gelişmeleri bu bildiriye dayanarak özetlemeye çalışayım.
Spondiloartritlerde Hedefe Yönelik Tedavi Önerileri
SpA'lar için ilk hedefe yönelik tedavi önerileri 2013'de yayınlanmış olup tamamen uzman görüşüne dayanmaktaydı. Bu seneki önerilerin farkı, bazı açılardan kanıta dayalı olmaları. Güncellenen 11 öneriden 4'ü kanıta dayalı olarak sunulmuş. Yeni önerilerde en tartışmalı maddelerden biri, tercih edilen hastalık aktivitesi ölçümü olmuş. Aksiyel SpA'da hastalık aktivitesi ölçümü için ASDAS öneriliyor. 32 romatolog arasında yapılan bir ankete göre hastaların %1'inden azı için ASDAS değerlendirmesi yapılıyor. Hedefe yönelik tedavinin uygulanabilmesi için bu yöntemin daha yaygın kullanılması gerekiyor. Çalışma grubu ayrıca ileri araştırma ve tıbbi kanıt gerektiren 50 konu başlığı belirlemiş.
EULAR, Romatoloji Okulunu Kuruyor
10 yıldan uzun süredir eğitim deneyimi olan EULAR, sahip olduğu kaynakları tek çatı altında toplayarak "Romatoloji Okulu" kuruyor. Tıp öğrencileri, sağlık profesyonelleri ve hastalar için eğitim materyalleri sunacak bu okulun ücretli olacak kısmında ise kongre sunumları, dergi aboneliği gibi daha derin bilgiler bulunacak.
Erken Tedavi Önemli
Klinisyen, sağlık profesyonelleri ve hastaların katıldığı bir toplantıda romatolojik hastalıkların erken tanı ve tedavisinin önemi "Don't Delay, Connect Today" sloganıyla vurgulanmış.
Dev Hücreli Arterit Sempozyumu
Sempozyumda hastalıkla ilgili klinik bilgiler yanında glukokortikoid tedavisinin olası yan etkileri ve Tocilizumab üzerine yapılan çalışmalar tartışılmış.
RA Tedavisinde Son Eğilimler
Gerçek dünya kanıtları (real-world evidence) önemini arttırıyor. Hastaların MTX uyumunun az olması, bazı ülkelerdeki sağlık sigortalarının hastaların tedavi erişimini kısıtlaması, erken biyolojik tedaviden fayda görecek hastaları belirlemede güvenilir biyobelirteçlerin gerekliliği gibi konular konuşulmuş.
RMD Araştırmaları için Yol Haritası
Kongrede kullanımının arttığını gördüğüm bir kısaltma "RMD". Romatizmal ve kas iskelet hastalıklarını (rheumatic and musculoskeletal diseases) bir arada ifade etmek için kullanılıyor.
SLE için Yeni Sınıflama Sistemi
SLE sınıflaması için ANA titresi ve bulguların puanlanmasına dayalı bir sistem önerilmiş. Buna göre 1:80 titrede ANA pozitifliği olan ve diğer alanlardan 84 puan toplayan biri SLE olarak sınıflanabilecek. Böylece sensitivite ve spesifiteyi arttırarak daha erken dönemdeki hastaların klinik çalışmalara dahil edilebilmesi hedefleniyor. Henüz son halini almamış kriterler için çalışmalar devam ediyor.
PsA Hastalarında Ağrı, Yorgunluk ve Komorbiditeler
3 ay veya daha uzun biyolojik tedavi alan PsA hastalarının çoğunda ağrı şikayetinin devam ettiği bildirilmiş. 1000 hastada yapılan başka bir çalışmaya göre PsA'da ağrıdan sonra ikinci en önemli şikayet yorgunluk.
PsA'da komorbiditesi olan hastaların daha kötü prognozlu olduğu bildirilmiş. TNF inhibitör tedavisi başlarken komorbiditesi olan PsA'lılarda daha yüksek hastalık aktivitesi, ilk TNFi'ye daha kısa uyum ve daha kötü klinik cevap olduğu görülmüş.
PsA'da Ustekinumab
Anti-IL-23 antikoru ustekinumab'ın PsA hastalarında enteziti tedavi etmede TNF inhibitörlerinden daha etkili olduğu bildirilmiş. Bu bulgu, entezitte IL-23/IL-27 yolunun önemli patofizyolojik rolü olduğunu destekliyor.
Şüpheli Artralji
EULAR yakın zamanda "arthralgia suspicius"  kavramını tanımlamış ve böylece RA'ya ilerleme riski yüksek hastaları erkenden belirleyebilmeyi amaçlamış. Yapılan bir çalışma ile "şüpheli artrit" kriterlerinin RA'ya ilerleme riski için belirteç olarak kullanılabileceği gösterilmiş. RA için risk kabul edilen artraljinin yedi özelliği mevcut: 1 yıldan az semptom süresi, MKF eklemlerinde şikayet, bir saat veya daha uzun sabah tutukluğu, şikayetlerin sabahları en kötü olması, ailede RA öyküsü, yumruk yapmada zorlanma ve MKF eklemlerini sıkma testinin pozitif olması. Ancak kriterlerin RA tanısının diğer durumlardan daha olası düşünüldüğü hastalarda değeri var. Yani birinci basamak değil, ikinci basamak sağlık kuruluşlarında kullanılması öneriliyor.
RA'da Hedefe Yönelik Tedavide Ultrason Kullanımı Remisyon Sonuçlarını İyileştirmiyor
Hedefe yönelik tedavinin başarılmasında 7 eklemin ultrasonografik değerlendirmesinin, sadece klinik muayeneye kıyasla remisyon sonuçlarında iyileşme sağlamadığı görülmüş. Diğer taraftan subklinik, sadece ultrasonda görülebilen sinovitin RA'lılarda hastalık alevlenmesi için öngörü değeri olduğu biliniyor.
Aktif RA'da Tedaviye Tofacitinib Eklenmesi
Yapılan bir çalışmada MTX tedavisine yeterli yanıt vermeyen hastalarda janus kinaz inhibitörü tofacitinib eklenmesi, TNF inhibitörü adalimumab eklenmesi kadar başarılı bulunmuş.
RA'da Kardiyovasküler Olay Sıklığı Azalıyor
RA tedavisindeki iyileşmelerin, bu hastalığa bağlı kardiyovasküler olay sıklığının azalmasından sorumlu olduğu düşünülüyor. Araştırmada 2016 ve 2000 yılındaki veriler karşılaştırılmış. Göreceli riskler (RRs) MI için 1,32'den 1,18'e; kalp yetmezliği için 1,25'den 1,17'ye; CV mortalitesi için 1,21'den 1,07'ye düşmüş. Sadece inme için göreceli risk 1,12'den 1,23'e çıkarak artış göstermiş.
Diğer Başlıklar
  • Danimarkalı RA hastalarında kalça ve diz protezi sıklığı azalmış.
  • Çocukluktaki pasif sigara içiciliği RA insidansını arttırıyor.
  • RA monoterapisinde MTX başlangıç dozu ile ilgili çalışmalar yapılıyor.
  • MTX uyumunu etkileyen tutum ve inançlar kesitsel bir çalışmada incelenmiş.
  • Biyolojik DMARD'lar ile kanser riski artışı tespit edilmemiş.
  • Lupuslu hastalarda troponin, aterosklerotik biyobelirteç olarak kullanılabilir.
  • Katastrofik antifosfolipit sendromunda (CAPS) üçlü tedavi çalışması yeni tedavi önerilerine öncülük edebilir.
  • SSc ilişkili interstisyel akciğer hastalığında akciğer inflamasyonu ve fibrozisi ayırt etmede biyobelirteçler faydalı olabilir.
  • Kanser immünoterapi ajanlarının otoimmün hastalıklarla olan ilişkisi araştırılıyor. İmmün kontrol noktası inhibitörü olarak sınıflanan ipilimumab, nivolumab, pembrolizumab gibi ajanlar T hücrelerinin antitümör yanıtlarını arttırarak pek çok kanserde sağ kalımı arttırırken, RA ve başka romatizmal hastalık semptomlarının oluşmasına yol açabiliyorlar.
  • Geçirilmiş mikobakteriyel enfeksiyon Sjögren sendromuyla ilişkili olabilir.
  • Obez hastalar aksiyel SpA için uygulanan TNF inhibitör tedaviye daha kötü yanıt veriyor.
  • En az 2 senelik TNF inhibitör tedavi, ankilozan spondilitte spinal radyolojik ilerlemeyi yarı yarıya yavaşlatıyor.
  • JRA hastalarının yarısından fazlasında erişkin hayatı etkileyen komorbiditeler oluşuyor.
  • Pediyatrik gruptan erişkinliğe geçen romatolojik hastaların takibiyle ilgili sorunlar tartışılmış.
  • Romatolojik hastalığı olan genç bireylerin iş hayatıyla ilgili problemler ve disabiliteleri ele alınmış.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder