20 Haziran 2018 Çarşamba

İnmede Depresyon, Cinsel Bozukluklar, Nöbetler

İnme Sonrası Depresyon
  • Etiyoloji
    • Organik: Frontal noradrenerjik, dopaminerjik ve serotonerjik projeksiyonlarda lezyonun tetiklediği katekolamin azalması ile ilişkili olabilir.
    • Reaktif: İnme ile ilişkili fiziksel ve kişisel kayıplar, ciddi disabiliteye eşlik eden kontrol kaybına bağlı keder / psikolojik cevaplar.
  • İnme hastalarında depresyon prevalansı yaklaşık %40 (%25-79); bakım verenlerinde de benzer oranda bulunmuştur.
  • 6 ay ile 2 yıl arasında en sıktır.
  • İnme hastalarında tanı için DSM-IV kriterleri ve vejetatif belirtiler yönünden psikiyatrik değerlendirme klinik olarak yararlı olabilir.
  • Sol frontal lezyonlarda major depresyon riski daha yüksek olabilir (tartışmalı).
  • Risk faktörleri: Önceki psikiyatrik durum, günlük yaşam aktivitelerinde ağır bozukluk, şiddetli defisit, kadın cinsiyet, akıcı olmayan afazi, bilişsel bozukluk, sosyal desteğin olmaması.
  • Uzun süreli depresyon iyileşmede gecikme ve daha kötü son durumla ilişkilidir.
  • Tedavi: Belirgin klinik depresyonu olan tüm hastalara aktif tedavi başlanmalıdır.
  • Psikososyal müdahale programı: Psikoterapi.
  • Seçici serotonin gerialım inhibitörleri (SSRI), TCA'dan daha az olan yan etkileri nedeniyle tercih edilir. İnme sonrası depresyonda metilfenidat da etkili bulunmuştur.
  • SSRI ve TCA'lar inme sonrası duygusal labilite için de etkilidir.
Cinsel Bozukluklar
  • Yaşlı kişilerin büyük çoğunluğu aktif ve tatmin edici cinsel ilişkiler sürdürmektedir.
  • İnme sonrası cinsel ilgi ve istekte belirgin değişme olmaz fakat her iki cinsiyette de davranışta gerileme görülür.
  • İnme sonrası cinsel aktivitede belirgin düşüş olur.
  • Korpelainen ve ark. (1999): 192 inme hastası ve 94 eş.
    • Hastaların %79'u, eşlerin %84'ü inme öncesi, ayda en az bir cinsel ilişki de içeren aktif cinsel hayat bildirmiştir.
    • İnme sonrası, aktif cinsel hayatı olan hastaların %45'i, eşlerin %48'i belirgin azalma bildirmiştir.
    • Hastaların %33'ü, eşlerin %27'si cinsel ilişkiyi kestiklerini bildirmiştir.
  • Cinsel ilişki sıklığının azalması, eşle cinselliği tartışamama (olasılık oranı OR: 18,5), cinselliğe genel tavır (önemsiz OR: 7,7; oldukça önemli OR: 9,2) ve cinsel akiviteye katılmaya isteksizlik (OR: 5,4) ile ilişkili bulunmuştur.
  • İnme sonrası cinsel aktivitede azalma ile ilişkili diğer faktörler:
    • Duygusal faktörler: Korku, anksiyete ve suçluluk; kendine güvensizlik; partner tarafından reddedilme korkusu.
    • Cinsel fonksiyonu olumsuz  etkileyen ilaçlar: TCA, SSRI, antipsikotikler, antikolinerjikler, histamin (1 ve 2) blokörleri, GABA agonistleri (ör: pregabalin), opioid narkotikler, saw palmetto.
    • Tedavi: Destekleyici psikoterapi, danışma, organik nedenler için tıbbi konsültasyon (ör: üroloji, ürojinekoloji).
Nöbetler
  • Ortaya çıkma zamanına göre sınıflanabilir.
    • İnme başlangcında
    • İnmeden sonra erken dönem (1-2 hafta)
    • İnmeden sonra geç dönem (>2 hafta)
  • İlk sefer olan inmeden sonraki prospektif çalışmada, hastaların %2,5'inde ilk 48 saatte nöbet olmuştur.
  • Nöbetler ileri yaş, konfüzyon, büyük parietal ve temporal hemorajiler ile ilişkilidir.
  • Nöbetlerin büyük çoğunluğu jeneralize, tonik-kloniktir.
  • Hastane mortalite oranı nöbet geçiren hastalarda daha yüksektir.
  • Erken nöbetler tekrarlamama eğilimindedir. Bunlar iskemi veya hemoraji ile olan akut metabolik bozulma ile ilişkilidir.
  • Yatarak rehabilitasyon gerektiren inme hastaları, genel inme populasyonuna göre nöbet geliştirme açısından daha risklidir.
  • İnme sorası 2 haftadan geç çıkan nöbetlerin tekrarlama olasılığı daha yüksektir.
  • 2 ila 4 yıl takip edilen 77 iskemik inme hastasında;
    • %6-9'unda nöbet gelirmiş.
    • Kortikal lezyonu olan hastaların %26'sında nöbet gelişmiş.
    • Subkortikal lezyonu olan hastaların %2'sinde nöbet gelişmiş.
  • Risk faktörleri: Kortikal lezyonlar, persistan parezi (%50).
  • Tedavi: Antikonvülzan ajanlar.
Kaynak:

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder